WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/3799 E.  ,  2024/2031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/486 E., 2016/188 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2014/486 Esas,2016/188 Karar sayılı kararı ile,
1.Sanık ... hakkında,
a. resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına
b. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesi delalatiyle 267 inci maddesinin birinci fıkrası, 269 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına uygulanmasına,
2. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'ın temyiz istemi; suça konu sürücü belgesinin aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, aracın sanığa ait olmaması ve plakaların gizlenmiş olması nedeniyle sanığın bunlardan haberdar olmaması ve plakalarda mühür bulunmaması nedeniyle; iftira suçu yönünden ise görevlilerce evrak düzenlenmeden sanık gerçek kimliğini beyan ettiğinden mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'ın hareketlerinden şüphelenen devriye görevi yapan memurların takip sonucunda sanığı bir aracın arkasına saklanmış oturur vaziyette buldukları, yakının da bir adet oto beyni görüldüğü, üzerinde yapılan aramada bir adet Renault marka araba anahtarı bulunduğu ve aynı marka aracın kapısı açık vaziyette bulunduğu, sanığın polislere kendisini... olarak tanıttığı, kapısı açık araç içerisinde 8 adet sahte plaka ve ... adına düzenlenmiş üzerinde sanık ...'ın fotoğrafı bulunan sürücü belgesi ile hırsızlık yapmaya yarayan aletlerin ele geçirildiği, sanık ...'in gerçek kimliğini polis merkezine gittiklerinde kendisinin açıkladığı belirtilerek sanık ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma ve resmi belgede sahtecilik, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla dava açılmıştır.
2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 13.10.2014 ve 12.10.2014 tarihli uzmanlık raporları dosya arasında bulunmaktadır.
3. Sanık ... suçlamaları kabul etmemiş, aracın ve içindekilerin diğer sanığa ait olduğunu, bunlardan haberdar olmadığını, kimliği hakkında verdiği yanlış bilgiyi de kendisinin düzelttiğini savunmuştur.
4. Sanık ... aracın ve sürücü belgesinin kendisine ait olduğunu ancak araçtaki plakaların diğer sanığa ait olduğunu, zaten sanık ...'in bu işi yaptığını, plaka yapıp sattığını beyan etmiştir.
5. Mahkemesince "olayın oluş şekli dikkate alındığında yakalama sırasında sanık ...'in kaçmaya ve saklanmaya çalıştığı, dolayısıyla suç unsuru olan plakaları bilmemesi halinde böyle bir girişimde bulunamayacağı, her ne kadar kimliğini gizleme ihtiyacı olduğu için saklanmaya çalıştığı düşünülsede, olay sırasında sahte plakalarla yalakalandığı, dolayısıyla sanık ...'un beyanının oluşa daha uygun düştüğü, bu durumda sanık ...'un iğfal kabiliyeti bulunan sahte sürücü belgesini düzenlemek ve kullanmak eylemini, sanık ...'in ise resmi belge hükmünde olan sahte plakaları üretmek eylemini gerçekleştirdiği, her iki sanığın eyleminin TCK'nun 204/1 maddesi kapsamında kaldığı, her ne kadar sanık ... hakkında TKC'nun 43 maddesinin tatbiki istenilmiş ise de, plakaların farklı tarihte basıldığının sabit olmadığından zincirleme suç hükümlerinin oluşmadığı, ayrıca sanık ...'in hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, resmi belgenin düzenlenmesi sırasında gerçekte var olan başkasına kimlik bilgisini kullanması eyleminin TCK'nun 268/1 maddesindeki suçu oluşturduğu, ancak soruşturma aşamasında gerçek kimliğini söyleyerek etkin pişmanlıkta bulunduğu" kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Mahkemece suça konu plakaların üzerinde bulunması gereken zorunlu unsurları ihtiva edip etmediği ile aldatıcılık niteliğini haiz olup olmadığı yönünde herhangi bir inceleme yapılmaması ayrıca ekspertiz raporunda da suça konu plakalar üzerinde herhangi bir mühür izi bulunmadığının tespit edilmesi karşısında; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu plakaların duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilip suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 tarih ve 28049 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 3 üncü maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca plaka basım işini gerçekleştiren kuruluşun mührünün bulunmasının zorunlu olduğu da göz önünde bulundurularak yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı yöntemince tartışılarak denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası, "İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır" şeklinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı cümlesi uyarınca başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu, seri muhakeme usulünün uygulanacağı suçlar arasında sayılmıştır.
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun sübut bulduğu, bu suçtan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin 11 inci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibariyle başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

C. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 07.11.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A), (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2014/486 Esas,2016/188 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.