11. Ceza Dairesi 2021/37761 E. , 2024/6415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/223 E., 2020/234 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2013 tarihli ve 2012/1276 Esas, 2013/795 Karar sayılı kararıyla;
a. Sanıklar ... ve ...(...) hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
b. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
2. Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2013 tarihli ve 2012/1276 Esas, 2013/795 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2017/8860 Esas, 2019/4575 Karar sayılı kararıyla;
"Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılanı telefonla aradıkları, telefondaki şahsın kendisini başkomiser ... olarak tanıtıp, katılana cep telefonunun kopyalandığını, kişisel bilgilerinin terör örgütü tarafından ele geçirildiğini, adına muhtelif bankalardan kredi talebinde bulunulduğunu söylediği, katılanı ikna etmek amacıyla kendisini Cumhuriyet savcısı Ömer Faruk Yıldırım olarak tanıtan bir şahsa aktardıkları ve bu şahsın operasyon yapıldığını, paranın takip edilerek bu işlemleri yapan şahıslara ulaşacaklarını söyleyerek ikna ettiği katılandan belirtilen hesaba 89.300 TL paranın yatırılmasının sağlandığının iddia ve kabul edildiği somut olayda; sanıkların kendilerini emniyet müdürü ve Cumhuriyet savcısı olarak tanıttıklarının iddia edilmesi karşısında eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2019/452 Esas, 2019/633 Karar sayılı kararıyla, eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2019/223 Esas, 2020/234 Karar sayılı kararıyla;
a. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b. Sanık ...(...) hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına,
c. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık ...'in suça iştirak ettiğine ve hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması talebine, sanıklar Abdulselam ve Saadet(...) hakkında hükmolunan cezaların yetersizliğine ilişkindir.
B. Sanık ...(...) Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
C. Sanık ...'ın Temyiz Sebepleri
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılana telefon ederek kendisini baş komiser ... olarak tanıtan kişinin katılanın cep telefonunun kopyalandığını, kişisel bilgilerinin PKK silahlı terör örgütü tarafından ele geçirildiğini, Diyarbakır ve muhtelif bankalardan adına kredi talebinde bulunulduğunu, örgütün iletişimde kullanmak üzere adına 28 tane hat aldığını, güvenlik amacıyla ev ve cep telefonlarını dinlemeye aldıklarını ve banka hesaplarını dondurduklarını söyleyip kimlik bilgilerini banka ya da telefon bilgilerini verip vermediğine ilişkin sorular sorduğu, katılanın tam güvenini sağlamak için 03123642496 nolu sabit hat numarasını vererek emniyet müdürlüğünü aramasını ve santralden baş komiser ...'ı istemesini söylediği, söz konusu numarayı aradığında Emniyet Genel Müdürlüğü santrali izlemini veren otomatik santral mesajı ve arkasından kendisini polis memuru olarak tanıtan bir şahsın kendisini baş komiser ...'a aktardığı, bu arada arka fonda telsiz seslerinin duyulduğu, katılana banka hesap bilgilerini sordukları, birikimlerinin değerini öğrendikten sonra kendisini Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Yıldırım olarak tanıtan bir kişiye aktardıkları, bilgisayar başında bulunduğu için internetten isim araştırması yapan katılanın, gerçekten Ömer Faruk Yıldırım isimli bir Cumhuriyet savcısı olduğunu öğrendiği, hesaplarının dondurulduğunu söyleyen kişinin vereceği hesap numaralarına paranın aktarılmasını kendilerinin de banka personelinden kimlerin bu bilgilere eriştiğini takip edeceklerini ve yakalayacaklarını hemen arkasında da kendisinin nöbetçi mahkemeye çıkarılacağını ifade vereceğini, operasyonun altı ilde kendi durumunda toplam 174 kişi ile birlikte yapıldığını, operasyon bittikten sonra bankaya geri dönüp paranın yerinde olduğunu, polis memurları ile birlikte göstereceklerini belirterek hileli hareketler ile katılanı kandırdıkları ve 89.300,00 TL parasını Yapı Kredi Bankası aracılığıyla sanık ... Bulut (...) adına Yapı Kredi Bankasındaki hesaba havale etmesini sağladıkları, sanık ...’in sanık ... ile birlikte araçla bankaya gittikleri, Abdulselam'ın araçta beklediği, sanık ...'in parayı banka veznesinden bizzat çekerek Abdulselam'a teslim ettiği, sanıklar Abdulselam ve Saadet'in bu şekilde haksız menfaat temin ettikleri, sanık ...'in herhangi bir şekilde telefon veya banka hesap numarasının kullanılmadığı, sanık ... tarafından paranın çekildiği gün sanık ... ile araçta bulunduğunun ispatlanamadığı, sanıklar Saadet ve Abdulselam hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, sanık ... hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık ...(...) suçu gerek kendi gerek diğer sanıklar açısından ikrar ederken sanık ... suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, sanık ... da kendisi yönünden ikrara dayalı savunma yapmıştır.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlı olup 21.09.2012 tarihli dilekçesinde, sanık ...(...) hesabına havale yaptıktan sonra ikinci işlem (döviz transferi) için kendisine verilen hesap bilgilerinin sanık ... 'e ait Yapı Kredi Bankası hesabı olduğunu, hesap numarası ve IBAN bilgileri ile sanık ...'in adı ve soyadını da açıkça yazmak suretiyle belirttiği ve bu talep üzerine telefondaki kişiden şüphelenerek bu işlemi yapmadığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
4. Yapı Kredi Bankası cevabi yazıları ile katılanın sanık ...(...) hesabına para transferi yaptığı sabittir.
5. Mahkemece suç tarihi itibarıyla eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan, uzlaşma kapsamında bulunan dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını taşıdığının tespiti ile taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak katılan vekilinin vekâletnamesinde bulunan yetkiye istinaden uzlaşmayı kabul etmediğini beyan etmesi üzerine uzlaşmanın sağlanamadığı dava dosyasında bulunan Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.
6. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ... (...) ve ... Haklarında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili, sanık ...(...) müdafii ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden
Katılanın 21.09.2012 tarihli dilekçe içeriği, sanıklar hakkında tanzim olunan iddianame ve sanık ...'in(...) kovuşturma aşamasındaki beyanları ile Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta künyesine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı içeriği karşısında sanık ...'in suça iştirak ettiği sabit olmakla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ...(...) ve ... Haklarında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenlerle Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2019/223 Esas, 2020/234 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanık ...(...) müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenlerle Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2019/223 Esas, 2020/234 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!