11. Ceza Dairesi 2021/3767 E. , 2024/716 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/258 E., 2016/130 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 Tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/130 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
2. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığın atılı suçları işlemediğine, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna, bu nedenle mahkûmiyet kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılana 26.000,00 TL borcu bulunduğu, bu borç karşılığında sanık tarafından katılana kargo yolu ile üç adet senet gönderildiği, senetlerden ilkinin vade tarihinde ödenmemesi nedeniyle katılan tarafından sanık hakkında icra takibi başlatıldığı, sanığın imzaya itiraz etmesi üzerine 30.07.2012 ödeme tarihli senet üzerindeki borçlu imzasının sanığın eli ürünü olmaması nedeniyle imza itirazının kabulüne karar verilip takibin durdurulduğu ve katılanın şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiası ile sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Katılan aşamalardaki beyanlarında, senetlerin sanık tarafından kendisine kargolandığını, hatta bu senetler ilgili olarak sanıkla mail yoluyla haberleştiklerini beyan etmiş, aralarında geçen bu yazışmaların çıktılarını da dosyaya delil olarak ibraz etmiştir.
3. Sanık savunmalarında, senetler bir alakası olmadığını, söz konusu şirkete bu tutarlarda borcu bulunmadığını, kargo ile senetleri kendisinin göndermediğini, suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiştir.
4. Dosya arasında bulunan Kriminal raporda; senet üzerinde yer alan tanzimle ilgili yazıların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
5. Mahkemece katılan beyanları, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçları işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Adli emanetin 2015/3 sırasında kayıtlı suça konu belgenin dosya arasına getirtilmesi için müzekkere yazılmış ve dosya arasına gönderilen belge aslı Heyetimizince incelenmiş, belgenin aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirlenmiş, bu nedenle Tebliğnamedeki bu husus yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
A.Dolandırıcılık suçu yönünden;
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı, somut olayda katılanın aşamalardaki beyanlarında, sanığın kendisine olan borcu nedeniyle senetleri gönderdiğini söylemesi karşısında, sanığa atılı dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddenin birinci fıkrasında düzenlenen "dolandırıcılık" suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, yine 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına "birlikte" ibaresinden sonra gelmek üzere "aynı mağdura karşı" ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet karar verilmiş olup bu suçun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise ... olduğu, bu itibarla atılı suçlar açısından mağdurların farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
B.Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada, soyut tehlike suçu niteliğinde olan resmi belgede sahtecilik suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı halde, hakkında takdiri indirim uygulanarak cezası ertelenen ve engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında “ zararın giderilmediği ” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 Tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!