11. Ceza Dairesi 2021/37309 E. , 2024/759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/225 E. 2016/24 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi ...'un katılma ve hükümleri temyiz hakkı bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/225 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık ... hakkında:
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ,tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık suç işleme kastının bulunmadığını, hakkında mahkumiyet hükmü verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'in, suç konusu tamamen sahte olarak oluşturulmuş 4.800,00 TL bedelli çeki alacağına karşılık olarak sanık ... ve annesi ...den aldığı, borcuna karşılık ciro edip, mağdur ...'na verdiği, bu suretle sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde; bilirkişi raporu, sanıkların savunması, mağdur beyanları ve tüm dosya kapsamından sanık ...'in üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, kanaatiyle temyize konu hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık ...'in Temyizi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ancak;
1. İddianamede sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 158/1.f-son, 53 ve 63 üncü maddelerinin uygulanması istenerek kamu davası açıldığı ve tekerrür ile ilgili sevk maddesi yer almadığı halde, 5271 sayılı Kanunu’nun 226 ncı maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden ve adli sicil kaydı da okunmadan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uygulanmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı
2. Tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, 7188 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Şikayetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi ... vekilinin katılma ve hükümleri temyiz hakkı bulunmadığı, hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...'in Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/225 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!