WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/37268 E.  ,  2024/4341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/536 E., 2016/302 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/536 Esas, 2016/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan beraatına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, savunması sırasında müdafiisi olmadığını, bu nedenle heyecanlanıp savunma yapamadığını, pişman olduğunu beyan ederek hükmü bozulması istemi ile temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde kolluk kuvvetlerince yapılan kimlik kontrolü sırasında sanığın ... adına düzenlenmiş sürücü belgesi ibraz ettiği, ayrıca üzerinden ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ele geçtiği sanığın ibraz ettiği kimlik bilgileri uyarınca yapılan sorgusunda birden fazla suç kaydı olduğu tespit edilmiş ise de sanığın şüpheli davranışları nedeniyle karakola intikali sonrasında büro görevlilerince tanınması üzerine gerçek kimliğinin tespit edildiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında; ...'in kimliğini tesadüfen bulduğunu, ...'nın ehliyetini de parkta tesadüfen bulduğunu ancak hakkında bulunan yakalama kararları nedeniyle kendi fotoğrafını yapıştırarak sahte olarak kullandığını, üzerine atılı suçlamaları kabul ettiğini beyan etmiştir.
3. Kriminal raporda; sürücü belgesinin külliyen sahte olduğu, nüfus cüzdanının ise orijinal olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece, 10.03.2016 tarihli celsede; ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının aslının yapılan incelemesinde nüfus cüzdanında mevcut fotoğrafın sanığa ait fotoğraf olmadığı ve nüfus cüzdanında bulunan fotoğraf üzerinde soğuk damga izinin mevcut olduğu, yine arkasında da soğuk damga izinin bulunduğu, herhangi bir tahrifat bulunmadığı; ... adına düzenlenmiş sürücü belgesinin aslının incelenmesinden bu sürücü belgesinde mevcut fotoğrafın sanığa ait olduğu, soğuk damga içerdiği, sanığın fotoğrafı bulunan sürücü belgesinin ... adına düzenlendiği, sanığın fotoğrafının sürücü belgesinde aslına uygun şekilde bulunduğu ve soğuk mühür ihtiva ettiği, hiç bir tahrifat bulunmadığı ve dolayısıyla sahte olarak düzenlenen bu sürücü belgesinin ele alınıp incelenmesinde gerçek bir sürücü belgesinden hiç bir farkının olmadığı ve sahteliğin bakılarak anlaşılmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir.
5. Mahkemece sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
2. Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2009 tarihli ve 2007/222 Esas ve 2009/26 Karar sayılı ilamının, Mahkemece tekerrüre esas alınan Ankara 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/5 Esas ve 2012/908 Karar sayılı ilamından daha ağır hükümlülük içerdiği, bu sebeple bu ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/536 Esas, 2016/302 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan suça konu belgenin müsaderesine karar verildiği paragrafta bulunan; “TCK 54 maddesi uyarınca müsaderesine” ibaresinin çıkarılarak yerine, "dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasından TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine "Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi ve tekerrür hükümlerine ilişkin paragrafta "Ankara 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2012 tarih ve 2011/5 Esas 2012/908 karar sayılı kararına konu 2.400 TL adli para cezası nedeniyle" ibaresinin çıkartılarak yerine "Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2009 tarihli ve 2007/222 Esas ve 2009/26 Karar sayılı ile verilen 2 yıl hapis cezası nedeniyle" şeklindeki ibare eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.