11. Ceza Dairesi 2021/36791 E. , 2024/4757 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/417 E., 2016/651 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2016 tarihli ve 2016/417 Esas, 2016/651 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına; 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık hükmolunan ceza miktarının fazla olduğunu belirterek bozulması talebi ile kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.22.12.2012 tarihinde sanığın, 32 .. ... plakalı kamyoneti Sakarya Kavşağında kullanırken trafik ekipleri tarafından durdurulduğu, ehliyet gösteremediği, aracın muayene süresinin geçirilmiş olduğunun tespit edildiği, trafik cezası uygulanacağı sırada şikâyetçi ... adına kimlik belgesi ibraz ettiği, kendisini ... olarak tanıttığı, trafik ekibinin kimlikteki sahteciliği fark edemedikleri ve ... adına Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı düzenledikleri, sanığın tutanağı imzaladığı, idari işlemlerin ardından kimliğin ve tutanağın birinci nüshasının kendisine verildiği, şikâyetçinin trafik cezası ödeme emrini 10/12/2015 tarihinde tebellüğ ettiği, yaptığı araştırma sonucu sanıktan şikayetçi olduğu, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediği iddia olunmuştur.
2.Sanık aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3.Suça konu sahte kimliğin fiziken ele geçirilemediği anlaşılmıştır.
4.22.12.2012 tarihli trafik idari para cezası tutanağının sürücü belgesiz araç kullanmaktan ve aracın muayene süresini geçirmekten şikâyetçi adına tanzim edildiği görülmüştür.
5.Yapılan yargılama sonunda sanığın üzerine atılı başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kanaatine varılarak temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın sahte kimlik kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı ile 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, "muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği ve belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu gözetilerek; dosya kapsamından, suça konu sahte kimliğin aslının ele geçmemiş olduğu anlaşılmakla, suça konu resmi belge aslı temin edilemediğinden aldatıcılık niteliğinin var olup olmadığının değerlendirilemeyeceği gözetilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için, failin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerekeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/9-542 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için ise, bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi gerekecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; sanığın sürücü belgesiz araç kullanırken trafik polislerince durdurulduğunda ve görevlilere şikâyetçinin kimlik bilgilerini vererek 22.12.2012 tarihli trafik idari para cezası karar tutanağının şikâyetçi adına düzenlenmesine sebep olduğu anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, sanığın eyleminin seri muhakeme ve basit yargılama usullerine tabi olan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
a) Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu; 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin on birinci fıkrasına eklenen "seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2016 tarihli ve 2016/417 Esas, 2016/651 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!