WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/36428 E.  ,  2024/8421 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2336 E., 2017/2380 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2017 tarihli ve 2016/65 Esas, 2017/259 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 107.500,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 04.12.2017 tarihli ve 2017/2336 Esas, 2017/2380 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurusunun, gerekçeli karardaki sanıkların mahkumiyetlerine dair gerekçe kısmı ile hüküm fıkrasında mahkumiyetlerine ve kendisini vekille temsil ettiren katılan ...'e vekalet ücreti ödenmesine ilişkin fıkraların tamamen çıkartılması ile sanıkların banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, yargılama giderlerinin hazine üzerine bırakılmasına, sanıklar kendilerini seçilmiş vekil ile temsil ettirdiklerinden 3.960,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak ayrı ayrı her bir sanığa verilmesine, ibareleri eklenmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddeleri uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, dolandırıcılık suçunun tüm unsurlarının oluştuğuna, sanıkların menfaat temin ettiklerine ve re'sen gözetilecek sebeplerle beraat kararlarının bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ... ile suç tarihinde katılanın eşi olan şikayetçi ...'un sanık ...'nin kiracısı oldukları ve katılan adına kayıtlı elektrik şirketlerinin bulunduğu, katılanın kredi çekmek istediğini ancak kredi puanının yeterli olmadığını söylemesi üzerine, sanık ...'nin yardımcı olacağını söyleyerek sanık ...'in tanıdığı olan ve Şekerbank'ta şube müdürü olarak görev yapan sanık ...'in çalıştığı bankaya birlikte gittikleri, katılana, teminat çeki ile kredi kullandırılacağını söyleyerek 15.10.2014 keşide tarihli 64.500,00 TL tutarlı çeki cirolattırdıkları, 50.000,00 TL kredi kullandırılacağını ancak bu kredinin 40.000,00 TL'sinin kendilerine ait olduğunu, kendisine 10.000,00 TL verileceğini, çekin günü geldiğinde ödeyeceklerini, kredinin sadece 10.000,00 TL'sinin katılan tarafından ödeneceğini söyledikleri, katılanın da aldığı kredinin 40.000,00 TL'sini sanıklara verdiği, sanıkların çekin ödeme günü geldiği halde bedelini ödemedikleri gibi çekilen kredinin taksitlerini de ödemedikleri, bu şekilde katılanı dolandırarak kendilerine menfaat temin ettikleri iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davaları açılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
3. Mahkemece, iddia, savunmalar, katılan ve şikayetçi beyanları, banka cevap yazıları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanıkların dolandırıcılık kastı ile hareket ettikleri kanaatine varılarak temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanın yeni şirket kurduğu ve şirket faaliyetlerini eşinin yürüttüğü, katılanın bankaların kredi vermemesi nedeniyle ev sahibi olan sanık ...'den yardım talep ettiği, sanığın da kabul ettiği, ancak çekilen kredinin 30.000,00 TL'sinin kendisi tarafından, 10.000,00 TL'sinin sanık ... tarafından alınacağını katılana beyan ettikleri, katılanın bu beyanları kabul ederek sanık ...'in tanıdığı olan sanık ...'in çalıştığı bankadan kredi çektiği, katılanın çekilen 50.000,00 TL krediden 40.000,00 TL'sini sanıklara verdiği, karşılığında sahteliği iddia olunmayan çeki ciroladığı, kredinin ödenme aşamasında aralarında ihtilaf yaşandığı, bu aşamadan sonra sanık ...'in dosyada fotokopisi bulunan 15.000,00 TL bedelli senedi düzenleyerek almış olduğu kredi karşılığında verdiği, sanıklar Sadiye ve Figen'in de suçlamaları kabul etmedikleri, olayda katılanın en baştan itibaren basiretli tacir gibi davranmadığı, sanıkların, katılanın denetimini engelleyip, iradesini sakatlayacak şekilde hileli davranışlarda bulunmadıkları, kullandırılan kredinin katılan tarafından cirolanan çek karşılığında verildiği ve ihtilafın kredinin ödenmesi sırasında yaşanması karşısında katılan ile sanıklar arasındaki tüm uyuşmazlığın hukuk mahkemelerinde çözümü gerektiren nitelikte olduğu, dolayısıyla sanıkların üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle, beraat kararı verilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

III. GEREKÇE
1. Tüm dosya kapsamına göre, sanıkların dolandırıcılık kastı ile hareket etmedikleri ve taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında beraat hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 04.12.2017 tarihli ve 2017/2336 Esas, 2017/2380 Karar sayılı kararlarında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.06.2024 tarihinde karar verildi.