11. Ceza Dairesi 2021/3635 E. , 2024/596 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/403 E., 2016/58 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/403 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; cezalandırılmasına yeterli delil olmadığından beraati yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, hakkında hırsızlık suçundan yürütülen soruşturma nedeniyle kolluk görevlilerince yakalandığnda bu suçtan hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kardeşi olan mağdura ait kimlik bilgilerinin bulunduğu ancak kendi fotoğrafı ile düzenlenmiş olan sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, sanık hakkında gözaltı kararı verilmesi üzerine sanıktan alınan parmak izlerinin incelenmesi sonucu durumun ortaya çıktığı, bu suretle sanık hakkında atılı suçlardan kamu davaları açılmıştır.
2.Sanık, üçüncü kez ameliyatı sırasında hastaneden kimliği istenildiğinde ailesinin kardeşinin kimlik bilgilerinin olduğu nüfus cüzdanına yanlışlıkla kendi fotoğrafını yapıştırdıklarını, olay günü polislerin apar topar kendisini aldıklarında suça konu bu kimliği ele geçirdiklerini, kendisine ait olmadığını görevlilere söylediğini beyanla suçlamayı kabul etmemiş, sanığın babasının bu beyanı kabul etmediği görülmüştür.
3.Uzmanlık raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanının orijinal örneklerine benzerlik gösterdiği, ancak üzerinde silinti, kazıntı vb tahrifat yapıldığına dair bulguya rastlanılmadığı, sahte belge kullanılarak orijinal belge temin edilip edilmediğinin ilgili nüfus müdürlüğünden araştırılmasının sağlıklı olacağı görüşünün, ilgili nüfus müdürlüğü yazısına göre de, mağdur adına verilen kimliğin mağdurun 18 yaşından küçük olmasından dolayı annesi tarafından alındığının bildirildiği görülmüştür.
4.Mahkemece, tüm dosya kapsamı ile sanığın beyanına itibar edilmeyerek atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/403 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/403 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!