WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/36113 E.  ,  2024/6805 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/35 E., 2018/168 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırıkkale 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2013 tarihli ve 2013/12 Esas, 2013/308 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve bir yıl denetim süresi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 06.03.2017 tarihli ve 2014/24847 Esas, 2017/7042 Karar sayılı kararıyla eylemin, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası Kırıkkale 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve 2017/35 Esas, 2018/168 Karar sayılı kararı ile sanığın dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve bir yıl denetim süresi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın eyleminin TCK'nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasına göre değerlendirilemeyeceğine, tanık beyanının tutarlı olmadığına, sanığın mahkûmiyetine esas hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, MİT Başkanlığında çalıştığını, MİT Başkanını bizzat tanıdığını, katılanın oğlunu işe yerleştirebileceğini söyleyerek işsiz şahısları işe yerleştirebileceğinden bahisle kandırarak 3.000 TL para aldığı sonrasında katılandan bir takım evrakları getirmesini istediği, katılanın bu evrakları getirmesinden sonra 2.000 TL daha aldığı ve sanığa ulaşılamadığı, bu şekilde gerçekleşen eylemde sanığın katılandan haksız menfaat temin ettiği iddiası ile hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı dava açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
4. Mahkemece uzlaşmanın da sağlanamaması nedeniyle dosyaya yansıyan tüm delillere dayanılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
1. Sanığın, katılandan birden çok kez para alarak menfaat temin etmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
3.Suça konu eylemde, sanığın kendisinin MİT de çalıştığını söyleyerek ve MİT Başkanı ile de ilişkisinin olduğunu belirterek katılanın oğlunu devlet kurumunda işe yerleştireceği vaadiyle kendisine haksız menfaat temin ettiği eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin ikinci maddesinde düzenlenen kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, 06.03.2017 tarihli bozma ilamında temas edilen gerekçeye yanlış anlam yüklenerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasına göre hüküm kurulması, ayrıca 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz." hükmünün suç vasfında geçerli olmadığı, bu ilkenin hükmedilen ceza miktarı açısından geçerli olduğu hususları gözetilmeden hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırıkkale 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve 2017/35 Esas, 2018/168 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2024 tarihinde karar verildi.