11. Ceza Dairesi 2021/36069 E. , 2024/5472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/588 E., 2016/450 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2015 tarihli ve 2015/48436 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2015/588 Esas, 2016/450 Karar sayılı incelemeye konu kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 7.300,00 TL ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.08.2021 tarihli ve 15-2018/228 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, olay tarihinde emlak danışmanlık şirketinde çalıştığına, katılan ile otomobil alışverişini patronunun yaptığına, patronunun borcu olduğu için kendisi adına tescil edildiğine, Mahkemece bu hususların araştırılmadığına ve patronunun dinlenilmesi gerekirken dinlenilmediğine, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına, dolandırıcılık kastıyla hareket etmediğine, kararın bozulması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, müşteki ...'ın satışa çıkardığı 2007 model Renault Clio marka 33 ZH ... plakalı aracına, gerçek alıcı gibi müşteri olduğu ve 22.500TL'ye pazarlık yaparak anlaştığı, müştekiyi paranın banka hesabına eft yoluyla gönderileceğine inandırmak suretiyle, müştekinin noterde satış sözleşmesini imzalamasını sağladığı; sanığın eft işleminin gecikeceğinden bahisle, anahtarı ve ruhsatı elinden aldığı müştekiyi işyerine gönderdiği; bedel ödemeden satın aldığı araçla ortadan kaybolduğu ve aracın ilk satıştan hemen sonra çok kısa süre içinde birden fazla el değiştirdiği, bu şekilde sanığın en baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek, aracın bedelini ödememe niyetiyle yaptığı sözde pazarlıkla ve müştekiyi kısa süre içinde bankadan eft ödemesi yapacağına inandırarak, haksız olarak menfaat elde ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında dolandırıcılık kastıyla hareket etmediğini, aracı patronu adına satın aldığını savunmuştur.
3. Katılanın aşamalardaki anlatımları istikrarlıdır.
4. Sanığın savunmaları, katılanın anlatımları, satış sözleşmesi, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, kolluk tarafından tutulan tutanaklar ve diğer deliller dosya arasındadır.
5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Mahkemece, 30.06.2016 tarihinde hüküm kurulmak sureti ile dosyadan el çekildikten sonra sanığa yüklenen suçun uzlaştırma kapsamında olduğu belirtilerek, uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesinin usulsüz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, hukuka aykırı bulunmuş,
Kabule göre de;
1. Sanık hakkında, temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2. Sanığa verilen 50 gün adli para cezasının para cezasına çevrilmesi sırasında 100 gün üzerinden hesaplanması suretiyle fazla ceza tayini,
3. Gerekçeli karar başlığında suç adının "dolandırıcılık olarak yazılması yerine "bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" şeklinde yazılması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2015/588 Esas, 2016/450 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!