11. Ceza Dairesi 2021/35871 E. , 2024/4834 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/448 E., 2016/347 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanığın tekerrüre esas alınan ilamın güncel sabıkasında bulunmadığı, tekerrüre esas görünen başka ilamın da uzlaşma kapsamındaki basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, bu ilamda uzlaşma usullerinin uygulanıp uygulanmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun takdirinin gerektiği, kabule göre de suça konu belgenin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi gerekçeli bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suç unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay günü emniyet görevlilerince yapılan üst aramasında mağdur ... adına düzenlenmiş ancak sanığın fotoğrafı olan sahte nüfus cüzdanının ele geçirildiği, bu suretle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık suçlamayı kabul etmiştir.
3. Uzmanlık raporuna göre suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece, suça konu belge incelenip aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilerek tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden
Sanığın tekerrüre esas alınan Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2013 tarih ve 2012/1198 Esas, 2013/1 Karar sayılı ilama konu mahkumiyetin sanığın güncel sabıka kaydında yer almadığı, yapılan UYAP sorgulamasında uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, ancak sanığın anılan sabıka kaydına göre Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/187 Esas, 2012/260 Karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu, yapılan UYAP sorgulamasında Mahkemenin 03/05/2017 tarihli ek kararı ile taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen 4 kez 10'ar ay hapis cezalarının aynen infazına karar verildiği, emanetteki belge hakkında karar verilmemesi hususunun da yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve düzelterek onama nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Ancak;
a) Sanığın tekerrüre esas alınan Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2013 tarih ve 2012/1198 Esas, 2013/1 Karar sayılı ilama konu mahkumiyetin sanığın güncel sabıka kaydında yer almadığı, yapılan UYAP sorgulamasında uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, ancak sanığın anılan sabıka kaydına göre Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/187 Esas, 2012/260 Karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu, yapılan UYAP sorgulamasında Mahkemenin 03.05.2017 tarihli ek kararı ile taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen 4 kez 10'ar ay hapis cezalarının aynen infazına karar verildiği anlaşıldığından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinin gerekmesi,
b) Suça konu belgenin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında tekerrürün uygulanmasına dair 6 ncı paragrafındaki "Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/01/2013 tarih 2012/1198 esas, 2013/1 karar sayılı" ibaresinin "Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/187 Esas, 2012/260 Karar sayılı" olarak değiştirilmesi ve hüküm fıkrasının ilgili bölümüne "Adli Emanetin 2015/6544 sırasında kayıtlı, Seri no; K13 984382 olan, ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!