WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/35864 E.  ,  2024/5865 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/115 E., 2021/177 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2011 tarihli ve 2011/69 Esas, 2011/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 18.07.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın Elmadağ Sulh Ceza Mahkemesinin 02.04.2014 tarihli ve 2013/293 Esas, 2014/106 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 15.07.2013 tarihinde işlediği hakaret suçundan kesin nitelikte mahkûmiyet kararı verilmiş ve işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2014/145 Esas, 2014/408 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2014/145 Esas, 2014/408 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2017/15539 Esas, 2019/447 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme ile hüküm kurulması ve 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin değerlendirilmesi gerekçeleriyle bozma kararı verilmiştir.
5. Bozma üzerine, Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve 2019/115 Esas, 2021/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 211 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz istemleri, Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı beyanda bulunmalarına fırsat verilmeden mahkûmiyet hükmü verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, kendisini alacaklı, suçtan zarar gören ...'yi borçlu olarak gösterdiği suça konu yasal unsurları haiz, 15.03.2010 keşide tarihli ve 30.000,00 TL tutarındaki bonoyu suçtan zarar gören yerine imzalayarak temyiz dışı F.M.ye verdiği, F.M. tarafından suçtan zarar gören aleyhine icra takibi yapıldığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, suçtan zarar gören adına şirket kurduğunu, vekâletname ile şirketin işlerini kendisinin yürüttüğünü ayrıca suçtan zarar gören adına araç aldığını ancak suçtan zarar görenin yetkilerini kötüye kullanması nedeniyle aracın başkasına satışını engellemek amacıyla suçtan zarar görenden suça konu bonoyu aldığını, bonodaki yazıları kendisinin yazdığını ancak imzayı suçtan zarar görenin attığını beyan ederek, atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Suçtan zarar gören soruşturma evresindeki beyanında, sanığın, üzerine şirket kurduğunu ve araç aldığını ve aracı başkasına devretmesini engellemek amacıyla diğer sanık ile birlikte suça konu bonoyu sahte olarak düzenleyerek icra takibine koyduklarını beyan etmiş, bozma sonrası mahkemede alınan beyanında ise, bonodan ve araçtan haberinin olmadığını beyan etmiştir.
4. Alınan uzmanlık raporunda; bonodaki borçlu imzalarının suçtan zarar görenin eli ürünü olmadığı belirlenmiş, Mahkemece bono aslı üzerinde yapılan gözlemde; yasal unsurlarının tam olduğu tespit edilmiştir.
5. Mahkemece, sanıktan suçtan zarar gören adına alınan aracın marka ve modeli sorularak, aracın piyasa değeri tespit edilmiş ve aracın piyasa değeri ile suça konu bono bedelinin tutarlı olduğu değerlendirilmiştir.
6. Mahkemece, savunma, suçtan zarar gören beyanı, temyiz dışı Fırat Menteş'in sanığın savunmalarını destekleyen beyanları, uzmanlık raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, sanığın atılı suçu, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla işlediği kanaatine varılarak, temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (son) cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.07.2011 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 15.07.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. İddia, savunma, şikayetçi beyanı, uzmanlık raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı itibariyle, yüklenen suçun sübutunu kabul eden Mahkemenin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanık müdafiinin son celsede hazır bulunduğu ve Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı beyanlarının alındığı, sanık hakkında takdiri indirim uygulandığı, hükmün olduğu gibi açıklanması gerekmesi nedeniyle erteleme, seçenek yaptırımlara çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının uygulanmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve 2019/115 Esas, 2021/177 Karar sayılı kararında, sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.