11. Ceza Dairesi 2021/35818 E. , 2024/4067 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/127 E., 2016/263 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2016/127 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53, 58 ve 54 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; sanığın, kolluk görevlilerince yapılan kontrolde sahte plaka kullandığının belirlendiği, alınan bilirkişi raporu ve yapılan gözlem ile plakadaki sahteciliğin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun anlaşıldığı, böylece atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevilli olarak ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu araç plakalarının asılları, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, bilirkişi raporu, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.Ancak;
a) Suça konu araç plakalarının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 tarihli, 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, tekerrüre esas alınabilecek birden fazla hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2011 tarihli ve 2011/63 Esas, 2011/281 Karar sayılı 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/378 Esas, 2012/28 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün esas alınması,
Hukuka aykırı bulunmuş ise de, tekerrüre esas alınan ilamın 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olması karşısında, uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı infaz aşamasında gözetilmek kaydıyla, söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "...TCK 54 maddesi gereğince MÜSADERESİNE" ibaresinin çıkartılarak yerine "...delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi, yine, tekerrür uygulamasına ilişkin bölümde yer alan "...İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/378 Esas 2012/28 Karar.." ibarelerinin çıkarılarak yerine ''...Kocaeli 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/63 Esas 2011/281 Karar..." ibaresinin eklenmesi ve aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun da infaz aşamasında gözetilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!