WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/35457 E.  ,  2023/6248 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/195 E., 2016/248 K.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2014/195 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararında;
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'in temyiz isteği; suça konu çeklerin keşidecisi şirketle bağı bulunmadığını beyan ederek, mahkemenin hakkında delil olmaksızın mahkumiyet hükmü kurduğuna ve suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
2. Sanık ...'in temyiz isteği; atılı suçu işlemediğini, çekler üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını, çeklerin çalındığını bankaya bildirdiğini beyan ederek, cezalandırılmasını gerektirir bir delil bulunmamasına rağmen hakkında zincirleme suç hükümleri de uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının kanuna aykırı olduğundan bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'in suça konu çeklerin keşidecisi Dem-ba Ltd. Şti'nin kurucu ortaklarından olduğu, sanık ...'in ise 19.06.2009 tarihinden itibaren şirket yetkilisi olduğu, aralarında bulunan taşeronluk sözleşmesine istinaden Şekerbank Cebeci şubesine ait 1010784 numaralı 15.000,00 TL bedelli; 1009894 numaralı 3.500,00 TL bedelli; 1010941 ve 1010944 numaralı 4.500,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli çeklerin Karademir Şirketine verildiği; Karademir şirketinin de alt taşeronluk sözleşmesine istinaden çekleri katılanlara cirolayarak verdiği, çekteki keşideci imzası ile banka sistemindeki keşideci imzasının uyumsuz olması nedeniyle çeklerin ödenmediği, sanıkların suça konu çekleri sahte keşideci imzası ile ticari ilişkileri dolayısıyla temyiz dışı sanıklar Hüseyin ve ...'e verip çeklerin çalındığını veya kaybolduğunu ileri sürüp, keşideci imzasına itiraz ederek çeklerin ödenmemesini sağladığı, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; Dem-ba şirketiyle bir bağının bulunmadığını, düzenlenen çeklerle ilgisi olmadığını beyan etmiştir.
3. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; çeklerin lehdarı olan Karademir şirketiyle taşeron olarak çalıştıkları ancak sözleşmeyi feshedip ibralaştıklarını, daha sonra bir şekilde 40 kadar çeklerinin ... tarafından çalındığını, bankaya bildirimde bulunduklarını, beraat eden sanık ...'in çekleri aldığına dair imzalı yazısının bulunduğunu beyan etmiştir.
4. Mahkemece tanık olarak dinlenen A.Ü.; Dem-ba şirketinin yetkilisi olarak sanık ...'yi tanıdığını beyan etmiştir. Yine tanık olarak dinlenen K.B.; sanık ...'nin yazıhanesinde yeğeni tarafından temyiz dışı beraat eden sanık ...'e 10 adet çek verdiğini beyan etmiştir.

5. Keşideci Dem-ba şirketinin 08.02.2012 tarihinden itibaren yetkilisi olan B.İ.'nin, aynı şekilde elden çıktığı iddia edilen başka çeklerle ilgili yürütülen 2013/18507 numaralı soruşturmada alınan 07.05.2013 tarihli beyanında; çeklerin kendisine kargo yoluyla geldiğini, sanık ...'nin talimatları doğrultusunda doldurulup şirket sahiplerine verdiklerini beyan etmiştir.
6. Alınan 08.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda; çalındığı iddia edilen ve daha önce Adese şirketine verilip günü geldiğinde sorunsuz ödenen çekler ile ödenmeyen çeklerdeki imzaların aynı el ürünü oldukları tespit edilmiştir.
7. Beraat eden sanıklardan ... müdafii; 08.12.2011 tarihli çeklerin habersizce alındığına dair ikrar içeren tutanağın, Dem-ba şirketine boş olarak imzalı şekilde verilen kağıt üzeri doldurulmak suretiyle oluşturulduğunu, farklı koçanlardan rastgele çek yapraklarının çalınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, daha önce Dem-ba şirketinden 140 adet çek aldıklarını ve kullandıklarını beyan etmiştir.
8. Mahkemece suça konu çekler duruşmaya getirtilerek özellikleri duruşma tutanağına yazılmış, yasal unsurlarının ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
9. Mahkemece, aynı suç işleme kastı ile hareket eden sanıkların, yetkili keşideci imzasını taşımayan çekleri, Karademir şirketi yetkilisi olan diğer sanıklara değişik zamanlarda kargo yoluyla göndermek suretiyle üzerlerine atılı zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek sanıklar hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. İddia, savunma, bilirkişi raporu, mahkeme gözlemi, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında sanıkların üzerlerine atılı suçların sübuta erdiğine dair mahkemenin kabulünde ve suça konu 4 adet çekin katılanlara karşı farklı zamanlarda kullanıldığı kabulünde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilerek;
Sanıklar hakkında UYAP sisteminde yapılan araştırmada benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/277 Esas ve 2018/466 Karar sayılı ve sanık ...'in Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/28 Esas ve 2016/203 Karar sayılı dosyalarında resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığının ve hakkında mahkumiyet hükümleri kurulduğunun anlaşılması karşısında, mükerrer yargılamanın önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilebilmesi bakımından, UYAP üzerinden ve sair surette varsa benzer davaları ile anılan dosyaların akıbeti araştırılarak ilgili dava dosyaları ile varsa diğer dosyalarının da getirtilerek incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre sanıkların eylemlerinin, her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun hüküm yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hükümler kurulması,
2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2014/195 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.