WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/35387 E.  ,  2024/2900 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/194 E., 2016/261 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 10.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası e bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 83.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, takip eden duruşmada 04.05.2016 olarak belirtilen duruşma tarihinden önce 28.04.2016 tarihinde duruşma açıldığını ve karar verildiği, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığını, müvekkili hakkındaki soruşturmanın yalnızca Sağlık Bakanlığı Müfettişi marifetiyle yapıldığını, müvekkilinin maaş hesabındaki ekstreler esas alınarak düzenlenen raporda maaş dışında yatan bütün ödemelerin haksız ödeme olarak göründüğünü, hangi kısmın geçici görevle, hangi kısmın maaş veya ek ödeme olduğunun kalem kalem belirtilmesinin zaruri olduğunu, çünkü her bir ödemenin kalem ve mevzuatlarının farklı olduğunu, bunları içeren bilirkişi incelemesinin yaptırılmadığını, harcama yetkilisi konumunda olan müvekkilinin hastaneye geçici görevle gelen (yalnızca 1-2 günlüğüne) personele ayrı banka hesapları açılmamış, bu kişilerin ücretlerini müvekkilinden aldıklarını, müvekkilinin hesabında kalan 72.802.54TL'lik meblağın 22.694.81 TL'lik kısmını hastaneye iade altında bankaya yatırdığını ve diğer kalan kısmı için de yapılandırma dilekçesi verdiğini, müvekkilinin eyleminin TCK uyarınca görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceğini gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE
Mahkemece, 17.03.2016 tarihinde yaptığı üçüncü celse oturumunda, sanık müdafiine esas hakkında savunmasını hazırlaması için gelecek celseye kadar süre verilmesine yönelik ara karar kurduktan sonra 04.05.2016 tarihinde duruşma günü verildiği, ancak duruşma zaptına ve dosyaya yansıyan hiçbir gerekçe yok iken 28.04.2016 tarihinde yapılan dördüncü celsede duruşmaya gelen olmadığı ve ancak sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulduğu dosya içeriğinden anlaşılmakla; usulüne uygun şekilde duruşma tarihi ve saati tebliğ edilmeyen sanığın yokluğunda hükümler kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Anadolu 10.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/261 sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.