WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/34377 E.  ,  2024/3776 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/375 E., 2016/105 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/375 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
Katılan Aktifbanka yönelik banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son cümlesi, ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları,53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 6.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Katılan Finansbanka ;yönelik banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son cümlesi, ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları,53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 4.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Özel belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 207 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü , 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık; süre tutum dilekçesi vermiş olup gerekçeli kararın tebliği üzerine temyiz dilekçesi sunmamıştır.
Cumhuriyet savcısının temyizi; özel belgede sahtecilik suçuna yönelik olup sanığın iki kez özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ...’un eniştesi olan sanık ...’in, katılan ...’in kimlik bilgilerinden faydalanarak ve kendisine ait fotoğrafı yapıştırarak oluşturduğu ele geçirilemeyen sahte ... kimlik kartıyla; 07.08.2014 tarihinde...ilçesindeki Mobilcep İletişim isimli işyerine giderek kendisini ... olarak tanıtıp, taksitle Samsung S5 marka bir cep telefonu almak amacıyla 2.376,00 TL tutarındaki telefon bedelini ödemek için Finansbank...... Şubesi'nden ihtiyaç kredisi talep ettiği, tahsis edilen kredi neticesinde cep telefonu aldığı, sanığın tekrar 09.08.2014 tarihinde Bayraklı ilçesindeki ... Arçelik Bayii isimli işyerine gidip taksitle beyaz eşya almak istediğini söylediği; işyerinden almak istediği toplam 3.150,00 TL tutarındaki 5 kalemden ibaret beyaz eşya bedeli için Arçelik ile anlaşmalı banka olan Aktifbank'tan taksitli ihtiyaç kredisi talebinde bulunduğu; kredi müracaatı esnasında ...’un kimlik bilgilerini ve kendisine ait fotoğrafın yapıştırılarak oluşturulan sahte kimliği kullanarak 3.150,00 TL tutarında kredi tahsisini sağladığı; suça konu beyaz eşyaları teslim alarak haksız menfaat temin ettiği iddiasıyla hakkında iki kez bankaca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla nitelikli dolandırıcılık ve iki kez özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyip nüfus cüzdanını kullanmadığını ve sözleşmeleri imzalamadığını , kredi kullanmadığını beyan etmiştir.
3. Sanığa dosyada mevcut Aktifbank’la ve Finansbank’la imzalanan kredi sözleşmesi aslındaki müşteri ... adına atılan imzaların bulunduğu sözleşme asılları gösterilip sorulduğunda “Bana gösterilen sözleşme asıllarındaki imzalar bana ait değildir. Kime ait olduğunu da bilmiyorum.”; Aktifbank tarafından gönderilen kredi sözleşmesi ekindeki kimlik fotokopisinde bulunan fotoğraf gösterilip sorulduğunda “Bana gösterilen ... kimlik bilgilerini içeren nüfus cüzdanı fotokopisindeki fotoğraf bana aittir. Ancak o fotoğraf benim 3 sene önceki fotoğrafımdır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Finansbank 17/03/2015 tarihli cevap yazısıyla, Finansbank...... Şubesinden 07/08/2014 tarihinde ... adına Türkcell Kredisi kullandırıldığı, banka tarafından, ... isim ve imzalarını içeren “Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi”, “Temel Bankacılık Ürün Bilgi Formu”, “İhtiyaç Kredisi Bilgi Formu”, “Tüketici Kredisi Sözleşmesi”, kredi başvurusu sırasında ibraz edilen nüfus cüzdanı sureti gönderilmiştir.
5. Aktifbank 02/02/2015 tarihli cevap yazısıyla, ... adına ... DTM-Arçelik (Bayi) aracılığıyla 09/08/2014 tarihinde 3.150,00 TL tutarındaki beyaz eşya satın almak için ihtiyaç kredisi başvurusunda bulunulduğu, başvurunun uygun görülerek 15/08/2014 tarihinde ... adına 19 ay taksitli olmak üzere 3.150,00 TL tutarında ihtiyaç kredisi kullandırıldığının bildirildiği , yazı ekinde sözleşme ve ekleri ile kredi başvurusu sırasında ibraz edilen nüfus cüzdanı sureti gönderilmiş olup dosya kapsamında mevcuttur.
6. Dosyaya sunulan 13/08/2014 tarihli Arçelik tarafından düzenlenen irsaliyeli fatura örneğinde, toplam 3.150,00 TL bedelle yapılan beyaz eşya alışverişine istinaden ... adına fatura düzenlendiği görülmüştür.
7. Sanığın aşamalarda suçu inkar etmesi sebebiyle dosyada mevcut Aktifbank ve Finansbank’a ait sözleşme asılları bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 17.03.2016 tarihli raporunda, kendisine tevdi edilen sözleşme ve eklerinde ... adına atılmış olan imzaların sanık ...’in eli ürünü olmadığını tespit etmiştir.
8.07/01/2015 tarihinde yapılan fotoğraf üzerinden teşhis işleminde tanık ..., işyerinden alışveriş yapan, kendisine ... adına düzenlenmiş fotoğrafı gösteren ve teslim eden kişinin huzurda bulunan katılan ... olmayıp, sanık ... olduğunu teşhis etmiştir.
9. Mahkemece dolandırıcılık suçundan yapılan yargılama neticesinde ;her ne kadar sanık savunmalarında atılı suçu ısrarla reddetmiş ve bilirkişi raporunda da sözleşme ve eklerindeki imzaların sanığın eli ürünü olduğu net olarak tespit edilememiş ise de katılan ile sanık arasındaki akrabalık ilişkisi, kimlik üzerinde sanığa ait fotoğrafın yapıştırılmış olması ve bu şekilde ibraz edilmiş olması, tanık olarak dinlenen ...’ın hem soruşturma hem de soruşturma evresindeki tereddütsüz teşhisleri ve birbiriyle tutarlı beyanlarının içerikleri dikkate alındığında eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiği kabulü temyize konu hükümler kurulmuştur.
10. Özel belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan yargılamada; sanık ......... Şubesinden ... adına 07.08.2014 tarihinde, Aktifbank Şubesinden ise ... adına 09/08/2014 tarihinde sözleşmelere imza atarak kredi talebinde bulunduğu, iki ayrı banka şubesi ile kredi kullanmaya yönelik sözleşmelerin ... adına imza atılarak kurulduğu, sanığın eyleminin aynı mağdura karşı birden fazla kez eylemini gerçekleştirdiği bu suretle eyleminin zincirleme olarak belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabulü ile mevcut hüküm kurulmuştur.

IV.GEREKÇE
A. Banka Veya Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede;
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre somut Katılan Finansbanka yönelik olayda haksız menfaat miktarı 2.376,0 TL olup, Katılan Aktifbank'a yönelik olayda haksız menfaat miktarının 3.150,00 TL olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca adli para cezasına esas alınacak gün sayısının sırasıyla 237 gün ve 315 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden uygulama yapılması gerekir iken, temel cezanın eksik olarak belirlenip , daha sonra 158/son gereğince iki ayrı hükümde iki katına çıkarılması suretiyle ceza tayini sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri sebepleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;
Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin özel belgede sahtecilik suçundan olduğu görülmekle;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yarar kamu güvenidir. Suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabul etkilenmez. Eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekir.

Somut olayda; sanığın Finansbank...... Şubesinden ... adına 07/08/2014 tarihinde, Aktifbank Şubesinde...adına 09/08/2014 tarihinde sözleşmelere imza atarak kredi talebinde bulunması şeklindeki eylemlerinde suçun mağdurun kamu olduğu, sanığın farklı zamanlarda aynı suçu işleme kararı ile suça konu belgeleri imzaladığı, bu suretle sanığın eyleminin zincirleme suretiyle özel belgede sahtecilik suçu oluşturduğu anlaşılmakla mahkemenin uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiş olup Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz talebi reddedilmiştir.

2-Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipleri ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/375 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.03.2024 tarihinde karar verildi.