11. Ceza Dairesi 2021/34255 E. , 2024/5094 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/220 E. 2016/206 K.
SUÇLAR :Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının ( j ve son ) bentleri, 35 inci, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyizi; sanığa atılı suçların unsurlarının oluşmadığı, gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşılarak hükümlerin kurulduğu ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmamasının bozma nedeni olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, şikayetçi ... adına düzenlenmiş bulunan nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak katılan TEB bankasına kredi almak için başvurduğu, kredi sözleşme belgelerini imzaladığı, katılan banka görevlilerince yapılan araştırma ile sanığın sahte kimlik kullandığının anlaşıldığı, suç konusu nüfus cüzdanının ele geçirildiği, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporu ile; suç konusu nüfus cüzdanının tamamen (külli) sahte olduğu, sahteliğinin fotoğraf üzerinde soğuk mühür izi bulunması nedenleriyle ilk nazarda ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceğinden belgenin aldatma (iğfal) kabiliyetini haiz olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın üzerine atılı suçları işlediği kanaatiyle temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın kredi çekme eylemi sırasında şikayetçi ...'ya ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş sahte kimliği kullanması sebebiyle fiilinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi yanında aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyizi reddedilmiştir.
V. KARAR
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!