11. Ceza Dairesi 2021/34210 E. , 2024/5801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/182 E., 2016/326 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle ve banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/182 Esas, 2016/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle ve banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (j) bentleri ile aynı fıkranın son cümlesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 5.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle ve banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (j) bentleri ile aynı fıkranın son cümlesi, 35 inci maddesi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 8.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; iki ayrı sahtecilik suçu nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken zincirleme tek suçtan hüküm kurulmasına, tüm hükümler yönünden takdiri indirim, etkin pişmanlık, teşebbüs ve para cezasına çevirme hükümlerinin uygulanmasına, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına,
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın cebir ve tehdit altında üzerine atılı suçları işlediğine, suça ilişkin herhangi bir kastı olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, suça konu resmi belgenin bizzat Mahkeme tarafından incelenmesi gerektiğine, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle hukuka aykırı kararın temyizen incelenerek bozulmasına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan ... adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı ile katılan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Florya Şubesinden 9.950,00 TL kredi çektiği, aynı gün internet üzerinden tekrar başvuru yaparak katılan Banka Bakırköy Çarşı Şubesine kredi çekmek için geldiği sırada yakalandığı, bu eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu şekilde üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Kriminal rapor ile, nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendiği ve yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliği bulunduğu tespitleri yapılmış; sözkonusu rapor ve suça konu belgeler kovuşturma aşamasında sanığa okunarak beyanları alınmıştır.
3. Sanığın savunması ikrara yöneliktir.
4. Suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede
1. Sanığın, aynı tarihte katılan Banka'nın farklı şubelerinden ve kamu kurumu olan nüfus müdürlüğünün maddi varlıklarından suça konu nüfus cüzdanını kullanarak kredi temini şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (j) bentlerinde düzenlenen "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle" ve "banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık" suçlarını oluşturduğu halde somut olayda uygulama imkanı bulunmayan aynı maddenin (f) bendinin uygulanması suretiyle banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan da hüküm kurulması,
2. Sanığın eylemlerinin aynı mağdura yönelik olması nedeniyle tek suçtan hüküm kurularak belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince arttırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin "banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle ve banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık" suçlarından iki ayrı hüküm kurulması,
3. Kabule göre de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin gözetilmesi zorunluluğu,
nedenleriyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/182 Esas, 2016/326 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/182 Esas, 2016/326 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!