11. Ceza Dairesi 2021/34062 E. , 2024/6579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/19 E. 2016/236 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık,
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/19 Esas 2016/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,43 üncü maddesi,62 nci maddesi 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına , hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 83.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına , hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına, hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği; süre tutum dilekçesi verilmesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın yanında işçi olarak çalışan Sabahattin ile birlikte mobilya malzemeleri satışı yapan katılanın iş yerine giderek aldığı mobilya malzemesi karşılığında sahte olarak düzenlenmiş yasal unsurları haiz, hesap sahibi katılan ... olan, 30.10.2014 tarihli Yapı Kredi Bankasına ait 9489773 numaralı, 28.500,00 TL bedelli çeki verdiği; bir süre sonra sanığın beraberinde çalışanı Sabahattin ile katılanın iş yerine yeniden mal almak için giderek yasal unsurları haiz, hesap sahibi katılan ... olan, 25.11.2014 tarihli Yapı Kredi Bankasına ait 9489771 numaralı,25.000,00 TL bedelli çeki verdiği,katılan ...'nin şüphelenmesi sebebiyle ilk aşamada malı vermeyerek; çeklerin arkasına kaşesini basıp imzasını atıktan sonra muhattap Yapı Kredi Bankasına tahsil için ibraz ettiğinde her iki çekin de sahte olduğunun anlaşılması şeklindeki olayda sanığın eylemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında atılı suçu kabul etmemiştir.
3. Davaya konu çekler ile ilgili olarak hazırlanan kriminal raporda; çeklerin tamamen sahte olarak oluşturulduğu, aldatma kabiliyetine haiz olduğu ve birinci ciranta imzalarının sanık ...'ın elinden çıktığı tespit edilmiştir.
4.Mahkeme tarafından tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; sanığın iddia ve oluşa uygun eylemleri ile aynı suç işleme kararı kapsamında 15.08.2014 tarihinde ikinci çeki vererek alışveriş yapmak istemesine karşın katılanın mal vermemesi şeklinde gelişen eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, 5237 sayılı yasanın 43 üncü maddesinde bir suçun temel şekline göre daha az veya daha ağır cezayı gerektiren hallerinin de tek suç sayılacağı hükmü karşısında, nitelikli dolandırıcılık suçundan da zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanığın banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını zincirleme şekilde işlediği sabit görüldüğünden temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Mersin (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2014/135 Esas 2014/147 Karar sayılı mahkûmiyetin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinde düzenlenen hakaret suçuna ilişkin olduğu ve bu suçun 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı, sanık ile katılanın anılan mahkemenin 02.04.2021 tarihli ek kararı ile uzlaşma nedeniyle düşürüldüğü, sanığın adlî sicil kaydında başkaca tekerrüre esas nitelikte sabıkasının bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/19 Esas 2016/236 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!