11. Ceza Dairesi 2021/33992 E. , 2024/6049 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/364 E., 2016/280 K.
SUÇLAR :Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık, basit dolandırıcılık, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Kısmi Ret, kısmi onama, kısmi bozma
Sanık hakkında tehdit suçundan doğrudan hükmolunan 500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci madde uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve basit dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'ın 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 kez 1 yıl 3 ay ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'ın 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca doğrudan 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sübuta ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Suç tarihinde Yalova İl Sağlık Müdürlüğünde şoför olarak çalışan sanığın, katılan ...'in oğlu tanık H.T ile katılan ...'i Sağlık Bakanlığında ambulans şoförü olarak işe aldıracağı vaadiyle kandırarak katılan ...'den 19.000,00 TL, katılan ...'ten ise 2.800,00 TL para aldığı; yine katılan ...'den de Sağlık Bakanlığında müsteşar yardımcısı Hacı Murat isimli kişiyi tanıdığını ve tanışıklık sebebiyle kendisini ambulans şoförü olarak işe aldıracağını vaat ederek 23.000,00 TL aldığı, bu suretle sanığın katılanlar Necmiye ve Cüneyt'e yönelik basit dolandırıcılık, katılan ...'e yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
2. Sanığın inkara yönelen savunması, katılanlar ve tanıkların oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, sanığa ait adli sicil ve nüfus kaydı ve diğer delillerin dosya arasında olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Dosya kapsamında toplanan delillere göre, katılan ve tanık beyanlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun olup sanığın savunmalarının inandırıcılıktan uzak ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiini yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Katılanlar ... ve ...'e yönelik Eylemleri Nedeniyle Basit Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Tehdit Suçu Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Katılan ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Katılanlar ... ve ...'e yönelik Eylemleri Nedeniyle Basit Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!