11. Ceza Dairesi 2021/33814 E. , 2024/3709 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/149 E., 2016/77 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile sanık hakkında:
a. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, (2 kez)
b. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçundan , 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f-son) bendleri, 35 inci, 52 nci,, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,( 2 kez)
c. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, mağdur ...'ın facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde kullandığı [email protected] isimli mail adresinin şifresini kırdığı, facebook üzerinden mağdur ...'in akrabası olan katılan ... ile yazışmaya başladığı ve katılandan bir miktar borç istediği, katılan ...'un sanığa kredi kartı bilgilerini verdiği, kredi kartı bilgilerini alan sanığın katılanın hesabından gittigidiyor.com sitesinden 85,00 TL tutarında Nokia marka cep telefonu satın aldığı yine sanığın mağdur ...'in facebook hesabından mağdurun arkadaşı olan katılan ... ile görüşerek kendisini ... olarak tanıttığı ve katılandan kredi kartı bilgilerini istediği, sanığın ısrarla taleplerini devam ettirmesi üzerine durumdan şüphelenen katılan ...'in, mağdur ...'i aradığı ve yaptığı görüşmede mağdur ...'in facebook adresinin çalındığını öğrendiği, yine sanığın aynı tarihte katılan ...' un facebook hesabını ele geçirerek, katılan ...'un arkadaşı olan mağdur ... ile görüşerek kendisini ...olarak tanıttığı ve para talebinde bulunduğu, mağdur ...'in de Garanti Bankasından cep bank aracılığıyla...numaralı telefona 200,00 TL havale yaptığı, bu suretle sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece, sanığın savunması, sanığın savunmasının aksine olan katılan ve mağdurun beyanları, kamera kaydı, müzekkere cevabi yazıları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararlarının verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mağdur ... tarafından paranın bildirilen cep telefonu numarasına havale yapılması ile suçun tamamlanmış olduğu anlaşılmakla, tamamlanmış suç gereği hüküm kurulması gerekirken teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
a. Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükümde; hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca " 2 yıl 11 ay "olarak belirlenmesine rağmen " sanığın neticeten 2 YIL 11 AY 10 GÜN HAPİS VE 200,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, " şeklinde yanlış yazılması,
b. Sanık hakkında kurulan hükümlerde tekerrüre esas alınan, Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2010/493 Esas ve 2011/825 Karar sayılı ilâmına konu eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu ve 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereği uzlaşma kapsamına alındığı ve sanığın güncel adli sicil kaydında da bu ilâmın gözükmediği anlaşılmakla, tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, Hususları hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna ilişkin olan hüküm fıkrasından “2 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası” ibaresinin çıkartılıp yerine “2 yıl 11 ay hapis cezası” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkralarında tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragrafların hükümlerden çıkarılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!