11. Ceza Dairesi 2021/33796 E. , 2024/5739 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/272 E., 2016/293 K.
SUÇLAR : Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/272 Esas ve 2016/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla 158 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci , 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 150,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kendisini Mersin Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak tanıtarak katılan ile arkadaşlık kurduğu, katılanın güvenini bu şekilde kazandığı, daha sonra katılanın hakkında dava açıldığını düşündüğü, kamu davası nedeniyle sanıktan yardım istediği, sanığın katılana Mersin Adliyesinde açılmış kamu davası nedeniyle 6.750,00 TL para cezası aldığını, isterse bunu üç takside böldürebileceğini söyleyerek katılandan ilk taksit olarak 2.250,00 TL, sonraki günlerde aynı suç işleme kararı altında kredi kartından para çektiği iddiasıyla sanık hakkında, kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Mahkemece, sanığın hayatın olağan akışına uymayan savunmaları, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği; somut olayda ise, sanığın katılana belirlenebilir bir kamu görevlisi nezdinde hatırının sayıldığı yönünde bir beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın sübut bulan eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alınan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Tekerrüre esas alınan ilama konu güveni kötüye kullanma suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/272 Esas ve 2016/293 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!