WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/33779 E.  ,  2024/4409 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/687 E., 2016/256 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/687 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, dolandırıcılık suçundan aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde özetle; sanığa iddianamenin kabulü kararı ve iddianame eklerinin okunmadığı, sanığın Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1827 Esas sayılı kararı ile velayet altına alınarak vasi tayin edildiği, hazır bulunan sanığa ve vekiline son söz verilmediği, iddia makamının mütalaasından sonra sanığın diyeceklerinin sorulmadığı gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, katılanın yanında çalışırken katılanın şirketi adına düzenlediği belgeyi katılan adına imzalayıp bu belge ile katılanın anlaşmalı yakıt istasyonundan yakıt almak suretiyle katılanı dolandırdığı iddia ve kabul edilmiştir.
2.Sanık özetle; belgeyi katılanın verdiğini, ancak pompacının fazladan benzin doldurduğunu, bu fazla kısmı iki bidona doldurarak sattığını, çünkü sigorta primlerini yatırmayan katılana kızdığını savunmuştur.
3.Bilirkişi raporunda özetle; "veresiye tesellüm fişindeki" imzanın katılana ait olduğunu, 25.04.2015 tarihli belgedeki imzanın katılana ait olmadığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın, katılanın yanında çalışırken katılanın şirketi adına düzenlediği belgeyi katılan adına imzalayıp bu belge ile katılanın anlaşmalı yakıt istasyonundan yakıt almak suretiyle katılanı dolandırdığının iddia ve kabul edildiği kamu davasında; sanığın temyiz dilekçesinde Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1827 Esas sayılı kararı ile velayet altına alınarak vasi tayin edildiğinin belirtildiği, karar aslı dosyada bulunmamakla birlikte fotokopisinde; "Ankara Numune Eğitim Araştırma Hastanesinin 04.01.2013 tarihli sağlık kurulu raporuna göre sanığa organik mental bozukluk tanısı konduğu, vasi tayini gerektiği, hastalığının sürekli olduğu, hakimlikçe dinlenmesinde yarar olmadığının bildirildiği, kısıtlanarak süresiz şekilde annesi Hatun’un velayeti altına konduğunun" belirtildiği, sanığın UYAP'tan temin edilen nüfus kayıt tablosunda bu karardan bahsedilip, kısıtlanarak velayetinin annesi Hatun'a verildiğinin belirtildiği, sanığın UYAP'tan temin edilen adli sicil kaydında "akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulandığının" belirtildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihi itibarıyla işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyen bir akıl hastalığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve bundan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
1. Kabule göre de;
a) Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı belirlenen dolandırıcılık suçu yönünden, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemi yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması hâlinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekliliği,
b) Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/710 Esas, 2012/564 Karar sayılı kararı hakkında Mahkeme hükmünde 06.09.2012 tarihinde infaz edildiği belirtilmiş ise de bu tarihin infaz değil kesinleşme tarihi olduğu, ancak aynı Mahkemenin 20.03.2018 tarihli ek kararı ile "hükmün 5237 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iptaline, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin 4. Fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı kanun'un 57 nci maddesi gereğince akıl hastalarına yönelik güvenlik tedbiri uygulanmasına" karar verildiği, 20.07.2018 tarihli ek kararla; şifa bulduğundan bahisle serbest bırakılmasına karar verildiği hususlarının anlaşılması karşısında bu sabıka kaydının tekerrüre esas alınıp alınamayacağı, tekerrüre esas başka mahkumiyeti olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi zorunluluğu nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/687 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.