WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/33482 E.  ,  2024/4462 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1074 E., 2016/298 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, iftira
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Onama, kısmi bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şikayetçi ...'a karşı iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 5157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; verilen cezanın hukuka aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'ın suç tarihinde kendisine ait olan ancak resmi kayıtlarda ablası ...'un (beraat eden sanık) adına kayıtlı 01 * **94 plakalı traktörü yaklaşık 15 gün önce müşteki ...'a haricen sattığını, ancak devrini veremediğini, daha sonra devrini almaya yanaşmayan müştekinin traktörü de teslim etmeyerek haksız şekilde elinde bulundurduğunu ileri sürerek şikayetçi olması üzerine, müşteki ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan soruşturma başlatıldığı, soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulan müşteki ...'ın suça konu traktörü 2002 yılında Yusuf Köymen isimli galericiden satın aldıklarını, 2005 yılında eşinin vefat ettiğini, traktörü o tarihten beri kendisinin kullandığını, yaklaşık bir ay önce ... ve ...'un birlikte gelerek aracın satışını vereceklerini söylediğini, 165,00 TL para istediklerini, kendisinin de parayı vererek aracın sigortasını ve muayenesini yaptırdığını, 12 yıldır traktörün kendisinde olduğunu ve iftira atıldığını beyan ettiği, müştekinin beyanı doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde sanık ...'ın suça konu traktörün 12 yıl önce müşteki ...'ın eşi ...e satıldığını bildiği halde Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak müşteki ... hakkında traktörü haksız olarak elde bulundurduğu ve teslim etmediği iddiasıyla güvenini kötüye kullanma suçuna ilişkin şikayette bulunduğu, müşteki ...'ın suçu işlemediğini bildiği halde soruşturma başlatılmasını sağladığı ve bu suretle ...'a yönelik iftira suçunu işlediği, aynı zamanda sanık ...'ın 12 yıl önce sattıkları traktörün devrinin alınmamasından faydalanarak traktörü yeniden katılan ...'e satmak suretiyle haksız menfaat temin etmesi nedeniyle dolandırıcılık suçunu da işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde; her ne kadar sanık ... suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiş ise de, katılan ... ile müşteki ...'ın beyanları, dosya kapsamında dinlenen iddia ve oluşa uygun tanık beyanlarının içeriği ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile sanık ...'ın üzerine atılı dolandırıcılık ve iftira suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkemiyet kararlarının verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Şikayetçi ...'a Yönelik İftira Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Fiilin maddi eser ve deliller uydurarak gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması isabetsizliği ile hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hüküm fıkrasında iftira suçundan ceza tayin edilirken uygulama maddesinin "TCK nun 157/1" olarak gösterilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Katılan ...'e Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Şikayetçi ...'a Yönelik İftira Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ceyhan 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2014/1074 E., 2016/298 K. sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği temel cezanın tayin edildiği hükmün (C) fıkrasının birinci bendinde yer alan "5237 sayılı TCK nun 157. maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine, "5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesi uyarınca'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Katılan ...'e Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ceyhan 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2014/1074 E., 2016/298 K. sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2024 tarihinde karar verildi.