WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/33445 E.  ,  2023/5718 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/288 E., 2016/163 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2013/288 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası (f) bendi, 35, 62, 52, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; suça konu çeklerin alışveriş esnasında sözleşmenin kurulabilmesi için hile olarak kullanıldıkları sabit olmadığından unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine, ilişkindir.
2. Sanığın temyiz istemi; dava ile ilgili bir suç işlememesi nedeniyle kararların bozulması talebine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'ın temyize konu olmayan sanık ... ile birlikte suça konu keşidecisi ... görünen üç adet sahte çekle ...'ten mal almaya çalıştıkları belirtilerek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Çeklerde ciranta olarak görünen tanık S.A., sadece ...'yu tanıdığını, cezaevinde tanıştıklarını, bir gün kendisini arayıp kimlik numarasını istediğini, bu olayla ilgisi olmadığını, ismini kullananın ... olduğunu beyan etmiştir.
3. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; kendisinin çekleri makina alabilmek için diğer sanık ...an aldığını, çeklerin sahte olduğunu bilmediğini, aracılıktan her iki taraftan da komisyon almak için bu işi yaptığını, olay günü çeklerin kendisinin üzerinde olmasının nedeninin o gün Aydın iline çekleri aldığı ...'dan daha önce gelmesi olduğunu, beyan etmiştir.
4. Sanık ..., aşamalardaki savunmalarında; diğer sanık ... ile birlikte maden ocağına makina alabilmek için Aydın'a gittiklerini, Çelik Makine isimli iş yerinde gösterilen makinaları beğenmediği için almaktan vazgeçtiğini, kimseyle makina alımı hususunda anlaşmadığını, kimseye çek vermediğini, suça konu çeklerde yazı ve imzasının olmadığını, çekleri ilk defa gördüğünü beyan etmiştir.
5. 21.03.2013 tarihli Jandarma Kriminal Labortuvarına ait uzmanlık raporunda, çeklerin külliyen sahte olarak tanzim edildikleri, sade vatandaş yönünden aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu, 2 ve 3 numaralı çeklerin arka yüzündeki yazıların sanık ... eli ürünü olduğu, 2 ve 3 numaralı çeklerdeki ... adına atılı imzaların ... eli ürünü olabileceği kanaati bildirilmiştir.
6. Katılan ..., suça konu çeklerin kendi adına sahte olarak tanzim edildiklerini, maddi zararı olmadığını ancak ticari itibarının zedelendiğini, davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
7. Müşteki Osman Çelik'in soruşturma aşamasında alınan ayrıntılı beyanında; sanık ...'ın kendisini telefonla arayarak makine alacaklarını, karşılığında çek vereceklerini söylediğini, sanığın yanında iki kişi ile birlikte geldiğini, yanındakileri makine alacak iş yeri sahibi ve çekin üzerinde ismi yazan ... olarak tanıttığını, çekleri keşideci görünen ...'a sorduğunda çekteki imzaların ona ait olmadığını öğrendiğini, bunun üzerine makineleri satacak olan Kaan Madencilik firma yetkilisine durumu anlattığını, beyan etmiştir.
8. Mahkemece sanığın temyize konu olmayan sanık ... ile birlikte atılı suçları işlediği kabul edilerek mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
1. Sanığın suça konu sahte çekleri almak istedikleri makinelerin bedeli olarak kullanmaya çalıştığı ancak ihbar üzerine çeklerin sanık üzerinde ele geçirildiği anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz nedenleri reddedilmiştir.

2. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (son) bendi uyarınca aynı maddenin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilmeden eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının; yine sanık hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Sanık hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçu yönünden de erteleme iradesi gösteren mahkemenin dolandırıcılık suçunun hüküm fıkrasında erteleme hükümlerinden önce yer alan "sanığa verilen hapis cezasının takdiren ertelenmesine yer olmadığına" ibaresine sehven kararda yer verdiği kabul edildiğinden söz konusu çelişki bozma nedeni yapılmamıştır.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından Cumhuriyet savcısının ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
6. 5237 sayılı Kanun'un 51. inci maddesinin yedinci fıkrasında, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, infazı kısıtlayacak şekilde, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamanının infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasında, sanğın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, infazı kısıtlayacak şekilde, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamının infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2013/288 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararına yönelik sanğın ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerine, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği her iki suç yönünden de hüküm fıkralarından "denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamen infaz edileceğinin" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumundan çektirileceğinin" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.07.2023 tarihinde karar verildi.