WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/33392 E.  ,  2024/5355 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/100 E., 2016/164 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/100 Esas, 2016/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile son cümlesi, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesinin dosya kapsamına aykırı olduğuna, kabule göre de eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının gözetilmemesine, fiili bizzat işleyen değil de yardım eden olarak değerlendirilip cezasından indirim yapılması yerine aksi uygulama ile fazla ceza tayini nedenleriyle usul ve esas yönünden kanuna aykırı kararın bozulmasına,
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin ve her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına, cezanın bireyselleştirilmesi yönünden de teşebbüs ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, şartları oluşmadığı halde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Kendisini başkomiser olarak tanıtan ve evrakı tefrik edilen kişi tarafından aranan katılanın, bu kişi tarafından bildirilen sanığın adına PTT şubesine 6.000,00 TL gönderdiği, katılanın şikayeti üzerine sanık adına havale edilen tutarın katılana iade edildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın aşamalardaki, parkta otururken yanına tanımadığı bir kişinin geldiğine, bu kişinin oğlunun hasta olduğunu ve bir şahsın kendisine para göndereceğini ancak hesap numarası olmadığını, varsa kendi hesap numarasına para gönderilmesi konusunda yardımda bulunmasını istediğine, kendisinin de çocuğun hastalığı nedeniyle şahsa inandığına ve hesap numarası ile kimlik bilgilerini bu kişiye verdiğine ancak daha sonra şüphelendiğine ve şahsa karakola gitme teklifinde bulunduğuna, ancak şahsın yanından uzaklaştığına, olayın bundan ibaret olduğunu, bilerek ve kasten kimseyi dolandırmadığına yönelik savunmalarına dosya kapsamı karşısında itibar edilmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun oluşması için, bankanın maddi varlıklarının kullanılması gerekmekte olup sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak adına havale yapılan PTT'yi ödeme aracı olarak kullanmaktan ibaret eyleminin, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin (l) bendine temas ettiği ancak suç tarihi itibariyle sanık lehine olan aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile uzlaşma kapsamına alınan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfının tayininde hataya düşülerek 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de;
a. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı ve 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca cezada indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini,
b. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2012 tarihli ve 2010/465 Esas, 2012/598 Karar sayılı kararının suç tarihinden sonra 12.05.2015 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
nedenleriyle sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/100 Esas, 2016/164 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.