11. Ceza Dairesi 2021/33318 E. , 2024/5321 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/126 E., 2016/111 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/126 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca ikişer kez 3'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca ikişer kez 3'er yıl hapis, 3.600,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın diğer sanığın eylemlerine iştirak ettiğine dair, diğer sanığın suçtan kurtulmaya yönelik, çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, belge asıllarının ele geçirilemediği ve parmak izi incelemesi yaptırılmadığına, bu nedenlerle kararların bozulmasına, ilişkindir.
2. Sanık ...'in temyiz istemi, bir sebebe dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, suç tarihinde sanık ...'nın kendi adına kiraladığı araç ile Malatya iline geldikleri, sanık ...'nin, katılan ...'a ait araç kiralama hizmeti veren iş yerine giderek, kendisini ... olarak tanıtıp, ...'ın kimlik bilgilerini ihtiva eden, ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ve asılları ele geçirilemeyen sahte sürücü belgesi ve nüfus cüzdanını ibraz ederek, araç kiralama sözleşmesi imzaladığı, sanık ...'nin aynı gün katılan ...'ya ait araç kiralama şirketine giderek, yine kendisini ... olarak tanıtıp, sahte sürücü belgesini ibraz edip araç kiraladığı, sanık ...'nin kiraladığı araçlar ile sanık ...'in kendisini beklediği yere giderek birlikte hareket etmek suretiyle, sözleşme koşullarına uymayarak, araçları il dışına götürüp Suriye ülkesinde satmaya çalıştıkları, ancak katılanların şikayetçi olmaları üzerine araçların hasarlı olarak ele geçirilip sahiplerine teslim edildiği iddiasıyla, sanıklar hakkında ikişer kez resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık ... atılı suçlamaları kabul ederek, diğer sanık ...'in yönlendirmesi ve yardımı ile eylemleri gerçekleştirdiğini beyan etmiş; sanık ... atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Katılanlar sanık ...'i kesin ve net şekilde teşhis etmişler, sanıkların Malatya iline birlikte geldikleri, araçların kiralanmasından sonra buluştukları ve araçları Reyhanlı ilçesine götürüp sınırı geçmeye çalıştıklarına dair PTS kayıtları dosyaya konulmuş, tanık Ş.K.nin oluşa uygun beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, savunmalar, katılanlar ve tanık beyanları, PTS kayıtları, bilirkişi raporları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, araç kiralama şirketi sahipleri her iki katılana yönelik ayrı ayrı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve yine her iki katılana yönelik ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri sabit kabul edilerek, atılı suçlardan ikişer kez cezalandırılmalarına yönelik temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuş, suçların işleniş şekilleri ve kasıtlarının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkûmiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde yer alan "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında; inceleme konusu dosyanın suç tarihinden sonra 04.04.2013 tarihinde kesinleşen, Kozan Sulh Ceza Mahkemesinin 29.03.2012 tarihli ve 2011/1056 Esas ve 2012/322 Karar sayılı mahkûmiyetinin tekerrüre esas alınmayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan 20.07.2010 infaz tarihli, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.05.2007 tarihli ve 2007/287 Esas, 2007/473 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık ... Savaşçı Hakkında Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların bozma nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir;
Ancak;
1. 14.05.2014 tarihli iddianame ile 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması talep edilmeyen ve adli sicil kaydı yüzüne karşı okunmayan sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 226 nci maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2008 tarihli ve 2007/817 Esas, 2008/532 karar sayılı ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesindeki kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmemesi,
3. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, aslı ele geçirilemeyen, ... kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş suça konu sürücü belgesi ve nüfus cüzdanının hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yönünden inceleme yapılması imkanı bulunmadığından, resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, sanıkların farklı zaman dilimleri içinde araç kiralama sözleşmeleri imzalaması eylemlerinin ise, zincirleme özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan hükümler kurulması,
2. UYAP üzerinden yapılan incelemede sanıklar hakkında benzer eylemleri nedeniyle, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılmış davalar bulunduğunun anlaşılması karşısında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen veya kullanılan belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43 ncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak; ilgili dosyaların getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, bu şekilde eksiklik tamamlandıktan sonra eylemlerinin ayrı ayrı ya da zincirleme şekilde işlenmiş özel belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarih, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hükümler kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/126 Esas, 2016/111 Karar kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin (6-a) paragrafının çıkartılarak, yerine ''Sanığın, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/287 Esas ve 2007/473 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
B. Sanık ... Savaşçı Hakkında Nitelikli Dolandındırıcılık Ve Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B, C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/126 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve sanık ... Savaşçı müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!