11. Ceza Dairesi 2021/33285 E. , 2024/5640 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/275 E., 2016/144 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 8 ay hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; Mahkemenin görevli olmadığına, delil yetersizliğinden beraat kararları verilmesi gerektiğine, cezaların ertelenmesi talebine, sanığa iddianamenin ve yokluğunda toplanan delillerin bildirilmediğine, ek savunma hakkı tanınmadığına, Mahkemenin tanıkları yeminsiz olarak dinlediğine, sanığa son sözünün sorulmadığına, lehe hükümlerin tartışılmadığına, hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. ... Telekomünikasyon Dış Tic. Ltd. Şti nin şehirler arası fiberoptik kablolama, cep telefonu operatörlerine ve Türk Telekoma ait alt yapı hizmeti sağlama ile bazı elektronik aletlerin satışı ve bazı kurumlarda telekomünikasyon ürün, çözüm tedariki sağlama işini yaptığı, şirket genel merkezinin İstanbul’da olduğu, Ankara’da şirkete ait büronun bulunduğu, katılan ...'un ... Telekomünikasyon Dış Tic. Ltd. Şti’de sabit hat satın alma lideri olarak görev yaptığı, bahse konu şirketin yapısı gereği alt yapı hizmetlerinin bir kısmını taşeron şirketlere yaptırdığı, bu doğrultuda sözleşmelerin düzenlendiği, şirketin çalışma yöntemini öğrenen sanığın, söz konusu şirkete taşeron olarak hizmet verebilecek olan şirketlerle şirketin resmi e-postasıymış gibi oluşturduğu internet adresi üzerinden irtibata geçerek kendisini şirketin yetkilisi olarak tanıttığı, bu doğrultuda sanığın katılan ...’ın ismini kullanarak, Denizli ilinde faaliyet gösteren ... Demir Çelik Makina End. İnş. Teks. Gıda. San. ve. Tic. Ltd. Şti'nin şirket ortağı ve genel müdürü olan ... isimli şahısla mal alım ihalesine ait tip sözleşmesini hazırlayıp imzaladığı, sözleşmede kullanılan kaşenin şirket tarafından eskiden kullanılan kaşe olduğu, sanığın sözleşme taslağının inandırıcılığını arttırmak için ... isimli şirketin yetkilisi project manager olarak kendisini tanıtıp sahte bilgilerden oluşan kartvizit bastırdığı, aynı yöntemle e-posta adreslerinden sipariş formları, iş emirleri gibi yazışmalar yaptığı, sanığın internet ortamından ... Telekomünikasyon Dış Tic. Ltd. Şti’nin ismini kullanarak diğer katılan şirketi dolandırmayı amaçladığı, bu durumun tespit edilmesi üzerine eylemini tamamlayamadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Suçta kullanıldığı belirlenen telefon numarası ve internet üzerinde yazışmaların yapıldığı IP adresinin sanık adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
4. Suça konu sözleşmenin onaylı sureti dava dosyasına eklenmiştir.
5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında tanzim olunan iddianamede sevk maddesi olarak gösterilmediği ve savunması talimatla başka yer Mahkemesince tespit olunan sanığa, adli sicil kaydı da okunmadığı hâlde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmaksızın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulama yönünden;
a. Üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen sanığın, mukayeseye elverişli imza ve yazı örnekleri temin olunarak özel belgede sahtecilik suçuna konu sözleşme üzerindeki imzanın, sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde kriminal inceleme yaptırılması ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu dikkate alınarak suça konu belge aslının duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yansıtılması ve aldatıcı niteliği haiz olup olmadığı konusunda kanaat açıklanması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
b. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.06.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 151/304 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğü bulunan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken en ağır cezayı içeren ilâmın tekerrüre esas alınması gerekirken sanığın adli sicil kaydında yer alan, daha ağır cezayı içeren ve birinci kez tekerrür hükümleri uygulanmış olan Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2009 tarihli ve 2007/94 Esas, 2009/596 Karar sayılı ilâmı yerine Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2010 tarihli ve 2008/221 Esas, 2010/269 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması,
c. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
d. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması,
Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Aleyhe temyiz bulunmadığından tekerrür hükümlerine ilişkin bozma nedeni yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun DİKKATE ALINMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!