11. Ceza Dairesi 2021/33243 E. , 2024/6724 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/434 E., 2016/213 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
EK KARAR : Temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan 17.05.2016 tarihli mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında verilen 24.06.2016 tarihli ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/434 Esas, 2016/213 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkrası, 51 inci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 45.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2015/434 Esas, 2016/213 Karar sayılı ek kararı ile sanık ...'in temyiz başvurusu hakkında "temyiz talebinin süre yönünden reddine" karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'in temyiz isteği; temyiz talebinin süresinde kabulü ile dosyanın incelenmesine ilişkindir.
B. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği; sanıkların üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına ve beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ... ve ...'in kardeş olup ... adına vergi kaydı bulunan ...-... Hafriyat ünvanlı ticari işletmeyi birlikte işlettikleri,işletmenin acilen kredi ihtiyacının doğduğu, yine hafriyat işi yapan sanık ...'den nakit para istedikleri, sanık ...'in nakit veremeyeceğini, ancak çek verebileceğini söyleyerek suça konu tamamen sahte 2 adet çeki sanık ...'e verdiği, sanıklar ... ve ...'in ise suça konu çeklerin sahte olduğunu bilmelerine rağmen kredi kullanmak için katılan bankaya teminat olarak ibraz ettikleri, ancak banka görevlilerin suça konu çeklerin sahte olduğunu tespit etmeleri nedeniyle sanıklara kredi vermediği, sanıkların bu suretle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı suçları işledikleri iddia olunmuştur.
2. Sanık ... savunmasında; suça konu çekleri, açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği, 0537 491 (..) (..) telefon numarasını kullanan ... isimli kişiden, bu kişinin arsasındaki hafriyatları temizlemek için aldığını, bu işi sanık ... ile birlikte yapacaklarını, çeki alırken sanık ...'in de yanında olduğunu, suça konu çeklerin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık ... savunmasında; sanık ...'ın kendisine, ... isimli açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği kişinin arsasındaki hafriyatları birlikte temizlemeyi teklif ettiğini, bu teklifi kabul ettiğini, ancak ...'ı hiç görmediğini, suça konu çekleri sanık ...'ten aldığını, sanık ... ile yaptığı iş görüşmesinden kardeşi olan sanık ...'in haberi olmadığını beyan etmiştir.
4. Sanık ...'in savunmasında; suça konu çekleri, sanık ...'in kendisine cirolaması için getirdiğini, çeklerin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
5. Soruşturma aşamasında yapılan araştırmada 0537 491 (..) (..) numaralı hattı ... isimli kişinin kullandığının tespit edildiği, bu hattın hts kayıtlarının incelenmesi neticesinde ise suç tarihinden önceki tarihlerde sanık ...'in bu kişi ile bir kez, sanık ...'in ise bir çok kez görüştüğü tespit edilmiştir.
6. Mahkeme tarafından; sanıkların savunmaları, katılan beyanı, kriminal raporu, sanıklar ... ve ...'in, ...'ı tanımadıklarını belirtmelerine rağmen suç tarihinden önceki tarihlerde sanık ...'in bu kişi ile bir kez, sanık ...'in ise bir çok kez görüştüğüne dair iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıkların eylemlerinin bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...'in Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın yüzüne karşı 17.05.2016 tarihinde tefhim olunan karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 02.06.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu,1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 02.03.2010 tarihli ve 2010/9-47 Esas, 2010/45 Karar sayılı ilamı ile dairemizin benzer nitelikteki yerleşik kararlarında belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için objektif ve subjektif koşulların bir arada bulunmasının gerektiği, bu şartların sanığın daha önce kasıtlı başka suçtan sabıkasının bulunmaması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri itibariyle ve duruşmadaki tutum ve davranışlarına göre yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılması, suçun işlenmesiyle oluşan mağdur ve kamunun zararının aynen iade, tazmin ve önceki hale getirme suretiyle giderilmesinden ibaret olduğu, işlenen suç nedeniyle oluşmuş somut bir zararın da bulunmadığı gözetilerek, engel sabıkası bulunmayan, yargılama sırasındaki tutum ve davranışları gerekçe gösterilerek takdiri indirim nedeni uygulanan ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşması nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında "yasal koşulları oluşmadığından" bahisle dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Kabule göre de; bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu yönünden, sanığın suça konu sahte çekleri katılan bankaya kullanmak istediği kredinin teminatı olarak ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin (f) bendinin yanında (j) bendini de oluşturmasına rağmen temel cezanın belirlenmesinde bu durumun göz önüne alınmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın inkara yönelik savunması, sanık ...'in, sanık ... ile yaptığı iş görüşmesinden kardeşi olan sanık ...'in haberi olmadığını yönündeki beyanı, kriminal raporları, hts kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, ... ile bir kez 24 saniye süren telefon görüşmesine ilişkin HTS kaydı dışında üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, üzerine atılı suçlardan beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ...'in Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2015/434 Esas, 2016/213 Karar sayılı ek kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/434 Esas, 2016/213 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık ...'in kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!