WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/33213 E.  ,  2024/6172 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/295 E., 2016/230 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/295 Esas, 2016/230 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı teşdiden 3 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri özetle; eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna, suç oluşturmadığına, sübutu halinde dahi basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağına, suç vasfının nitelikli dolandırıcılık olarak yanlış değerlendirildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların oto pazarında aracını satmak isteyen katılan ile alıcı pozisyonunda irtibat kurdukları, katılanın aracını 35.250,00 TL karşılığında satın alma konusunda anlaştıkları ve 100,00 TL kapora vererek ertesi gün işlemleri yapmak üzere iş yerlerne çağırdıkları, katılanın ertesi gün iş yerine gittiği ve satış sonrası araç bedelini alacağına dair söylemlere inanarak aracın devrini noterde sanıklardan ...'a verdiği ancak sanıklardan Sinan'ın şirket olduklarını elden para ödeyemeyeceklerini söyleyerek katılanın banka iban numarasını aldığı ve hiç bir geçerliliği olmayan teminat yazılı senedi katılana verdiği, katılanın para hesabına yatmayınca sanıkların iş yerine gittiğinde kapalı olduğunu görünce dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu iddiasıyla sanıkların basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemi ile açılan kamu davasında, Asliye Ceza Mahkemesince sanıkların eylemlerinin tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmasının üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına dair temyize konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan suçun oluşabilmesi için, öncelikle bir şirketin olması, failin ise o şirketin yöneticisi veya şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesinin gerektiği, Mahkemece bu hususlar araştırılarak sanıkların eylemlerinin tacir veya şirket yöneticisi olan kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olduğu dolandırıcılık suçu kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, kalmadığının belirlenmesi halinde, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan uzlaşmaya tabi basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı da göz önünde bulundurularak, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; hüküm tarihinde başka suçtan Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayan sanık ...'ün, hükmün tefhim olunduğu duruşmaya bizzat veya SEGBİS yoluyla katılımı sağlanmadan, yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/295 Esas, 2016/230 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.