11. Ceza Dairesi 2021/33063 E. , 2024/4515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/259 E., 2016/202 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanıklara yüklenen banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmeyen Asya Katılım Bankası A.Ş.nin kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2014/259 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararı ile,Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2014/259 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararı ile,
1. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Sanıklar ... ve ... hakkında,
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 inci maddeleri, 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 22.958,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri özetle; eksik araştırma ve incelemeyle delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,
2. Sanık ...'ın temyiz isteği özetle; yüklenen suçlarla alakasının olmadığına,
3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanık ...... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
4. Katılan Bank Asya Katılım A.Ş. vekilinin temyiz isteği özetle; sanık ...... hakkında verilen beraat kararı usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu sanığın da mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında iştirak iradesi içerisinde hareket ederek, farklı şirketlerin keşideci olarak göründüğü 10.05.2012 tarihli ve 13.474,00 TL, 31.08.2012 tarihli ve 17.500,00 TL tutarındaki davaya konu yasal unsurları haiz, aldatma niteliğine haiz oldukları tespit edilen sahte çekleri farklı tarihlerde katılan ...'a karşı kullanarak karşılığında temizlik ürünleri almak suretiyle banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece, sanıklar... ve ...'in ticari ilişki kapsamında katılan ...'a 2.000,00 TL borçlarının bulunduğu, davaya konu 13.474,00 TL tutarındaki çeki, önceden doğan borçları ve 11.474,00 TL tutarında yeni malzeme alımı için kullanıp katılandan temizlik ürünleri aldıkları, davaya konu 17.500,00 TL tutarındaki çeki de yeni malzeme alımı için kullandıkları ancak katılanın, sipariş edilen ürünleri sanıklara vermeden önce yapmış olduğu araştırmada söz konusu çekin sahteliğinin anlaşılması nedeniyle dolandırıcılık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, 27.03.2012 ve 04.04.2012 tarihlerinde gerçekleşen eylemlere konu resmi belgede sahtecilik suçunun tamamlandığı, ilk kez işlenen ve tamamlanan dolandırıcılık suçu ile ikinci kez işlenen ve teşebbüs aşamasında kalan dolandırıcılık suçunun zincirleme suç oluşturduğu kabul edilerek, sanıklar ... ve ... hakkında, zincirleme şekilde işlenen resmi belgede sahtecilik ve zincirleme şekilde işlenen banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiş, sanık ... hakkında, yüklenen suçları işlediğine veya diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği kabul edilerek beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Asya Katılım Bankası A.Ş. Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin, sanıklara yüklenen banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmediği, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği belirlenmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. 10.05.2012 tarihli ve 13.474,00 TL tutarındaki çekin önceden doğan borç ve yeni malzeme alımı için kullanıldığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. Duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde; 04.04.2012 tarihinde gerçekleşen ve teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilen dolandırıcılık eylemine konu 17.500,00 TL tutarındaki haksız menfaatin de adli para cezasının miktarının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği ve Mahkemece bir gün karşılığının 20,00 TL olarak takdir edildiği nazara alındığında, somut olayda haksız menfaat miktarının 28.974 TL olduğu, adli para cezasına esas temel gün sayısının 2.898 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden artırma ve eksiltme yapıldıktan sonra sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliği, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
5. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün olan ve aşağıda gösterilen bozma sebebi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığa yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmayan Asya Katılım Bankası A.Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık müdafiin temyizinin yalnızca vekalet ücretine hasredilmesi nedeniyle vekalet ücreti ile sınırlı inceleme yapılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer verilen; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
D. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık ... hakkında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında; UYAP üzerinden yapılan incelemede, yüklenen suçları işlemediğini savunan sanığın 18.02.2012 ila 30.04.2012 tarihlerinde Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olarak bulunduğunun anlaşılması, 25.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu çeklerdeki imza ve yazıların sanığın elinden çıktığını gösterir nitelikte kaligrafik bulgunun tespit edilemediğinin belirtilmesi, tanık ...'ın kovuşturma aşamasında alınan beyanında, suça konu çeklerin diğer sanık ... tarafından kendilerine verildiğini ifade etmesi karşısında; sanık ...'in, yüklenen suçları işlediğine veya diğer sanık ...'ın eylemlerine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre;
a. 04.04.2012 tarihinde gerçekleşen ve teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilen dolandırıcılık eylemine konu 17.500,00 TL tutarındaki haksız menfaatin de adli para cezasının miktarının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği ve Mahkemece bir gün karşılığının 20,00 TL olarak takdir edildiği nazara alındığında, somut olayda haksız menfaat miktarının 28.974 TL olduğu, adli para cezasına esas temel gün sayısının 2.898 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden artırma ve eksiltme yapıldıktan sonra sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik nazara alınmadan, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
c. Sanığa yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmayan Asya Katılım Bankası A.Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Asya Katılım Bankası A.Ş. Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2014/259 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararırına yönelik Asya Katılım Bankası A.Ş. vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2014/259 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölümden "Katılan vekili için karar tarihinden itibaren yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.600,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit şekilde alınarak katılana verilmesine" ibaresinin çıkartılıp yerine "Sanık ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca (3.600,00) TL maktu vekalet ücretinin Hazineden tahsili ile sanık ...'e verilmesine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2014/259 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararırına yönelik sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!