WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/33028 E.  ,  2024/5999 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/178 E. 2016/231 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli ve 2016/178 Esas, 2016/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Katılan ...’a karşı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2.Katılan ...’a karşı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3.Mağdur ...'e karşı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
4.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
5.Özel belgede sahtecilik suçundan, iki kere, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; sanığın, farklı tarihlerde katılanlar ... ve ... ile mağdur ...'in iş yerlerine giderek kendisini diğer katılan ...'nin ismiyle tanıttıktan sonra katılan ...'dan 1.100,00 TL, katılan ...'ten 1.765,00 TL ve mağdur ...'den 1.200,00 TL'lik alışverişler yaptığı, sonra ...'nin kimlik bilgilerine göre düzenlenen ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan bir nüfus cüzdanı göstererek yaptığı alışveriş miktarları kadar bedeli haiz senetleri imzalayıp adı geçenlere verdiği, bu senetlerden 1.100,00 TL bedelli olanın bono vasfında, diğer iki adedinin ise unsurları eksik senet mahiyetinde olduğu, böylece atılı suçları işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamaları ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu belgelerin örnekleri, mağdur ve katılan beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Resmi ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, daha evvel zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak kesinleşen hükme konu fiiller de göz önüne alınıp zincirleme suç hükümleri uygulanarak tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alındığında; dava dosyası ve UYAP ortamında yapılan incelemede, sanık hakkında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2015 tarihli iddianamesi ile 12.06.2015 olan suç tarihinde ... adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesini kullanması şeklindeki eyleminden dolayı açılan dava nedeniyle Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1060 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin ve söz konu hükmün Dairemizin 2021/12249 Esas sayılı dosyasından verilen 07.02.2024 tarihli karar ile zincirleme suç hükümlerine ilişkin uygulamanın çıkarılıp hükmün 3 yıl 4 ay şeklinde düzeltilerek onanması ve 04.04.2016 tarihli iddianame ile açılan incelemeye konu davadaki suç tarihlerine nazaran sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması karşısında, somut olayda; bir suç işleme kararının icrası kapsamında hareket eden sanığın, farklı ancak birbirine yakın tarihlerde düzenlediği belgeler ve bu belgelerden 1.100,00 TL bedelli olanın bir kambiyo senedi olarak bono vasfını haiz olması nedeniyle, sübut bulan eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 43 ve 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması, Dairemizin 2021/12249 Esas sayılı dosyasından verilen 07.02.2024 tarihli düzeltilerek onama kararına konu hüküm zincirleme suç kapsamında kaldığından, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş bu cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, atılı suçlardan yazılı şekilde üç ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması,
2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hâkime ait olup yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiği, suça konu belge asıllarının getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatıcılık nitelikleri bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.