WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/32971 E.  ,  2024/4691 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/235 E. 2016/123 K.
SUÇLAR :Resmi belgede sahtecilik, Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile sanık hakkında;
a. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, (3 kez)
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii tarafından; sanığın atılı suçları işlemediği, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozularak beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan Atilla Sevil'in işletmiş olduğu muhasebe bürosunda çalışan muhasebe elemanı olduğu ve muhasebe bürosunun müşterilerinin SGK ve vergi borçlarına ilişkin olarak müşterilerden yatırılması gereken SGK ve vergi primlerini elden muhasebe bürosu adına alıp gerekli kurumlara yatırması gerektiği ancak sanığın dosyanın şikayetçileri olan ..., ... ve ...'den SGK veya vergi borcu adına almış olduğu paraları muhasebe bürosuna bildirmediği gibi yatırması gereken kamu kurumlarına yatırmadığı, daha sonra bu şahıslara SGK'dan borçları olduğuna dair ihtar yazıları gelmeye başlayınca katılanların sanığa sorduklarında sanığın bu kez katılanlar ve mağdurdan tahsil edip SGK'ya yatırmadığı paralara ilişkin olarak kendi bilgisayarında SGK tarafından düzenlenmiş gibi sahte belgeler düzenleyip bu belgeleri borcunun olmadığına dair müşterilere verdiği iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde; sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği kanaatine varılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyizi reddedilmiştir.
2. Ancak;
Sanığa atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmayan şikâyetçi ... ve ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
B. Sanık Hakkında Mağdurlar ..., ... ve ...'e Karşı Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Serbest muhasebecilerin, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik Kanunu'nun 2/A maddesinde belirtilen görevleri arasında “vergi ve prim borcu yatırmak” gibi bir görevlerinin olmadığı, ayrıca Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin Mecburi Meslek Kararları'na ilişkin 26.01.1996 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1996/1 sayılı Genelgesinin 1. maddesinde yer alan "meslek mensupları, müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar." şeklindeki hükmü de dikkate alınmak suretiyle; olay ve olgular bölümünde anlatılan mahkemenin kabulüne göre, sanığın mağdurlarla arasındaki hukuki ilişkiden dolayı güven oluşturarak vergi ve SGK prim borcu yatırmak için para aldığı, devamında ise vergi ve SGK prim borçlarını yatırdığına dair mağdurları ikna etmek amacıyla sahte belgeler düzenleyerek katılanlara verdiği eylemlerinde; sanığın mağdurlardan menfaati aralarındaki güven ilişkisinden yararlanarak temin ettiği, sahte belgeleri ise menfaati temin ettikten sonra suçunun ortaya çıkmasını önlemek amacı ile düzenlediğinin anlaşılması karşısında eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı, mağdurlar ... ve ...'in 07.09.2015 tarihinde kollukta alınan beyanlarında sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmiş oldukları yine sanığın katılan ... ile arasındaki hukuki ilişkiden dolayı güven oluşturarak SGK prim borcu yatırmak için para aldığı, SGK prim borçlarını yatırdığına dair katılanı ikna etmek amacıyla sahte belge düzenleyerek katılana verdiği eyleminde de katılan ...'in sigorta prim borcunun ödenmesi için tanık sıfatıyla beyanı alınan ... 'nin sanığa para verdiği ve katılan ...'in sigorta primlerinin ödenmesini tanık Aykut'un talep ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin ...'ye yönelik olduğu, suçun mağdurunun ... olduğu ve mağdur ...'nin de 02.04.2015 tarihinde kollukta alınan beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkındaki kamu davalarının şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "Katılanlar SGK ve Atilla Sevil kendilerini bir vekil ile temsil ettirmiş olmasına göre avukatlık ücret tarifesi dikkate alınarak 3.600 TL ücreti vekaletin sanıktan tahsili ile Katılanlar SGK ve Atilla Sevil ' e eşit olarak verilmesine,
" cümlesinin çıkartılması suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.