11. Ceza Dairesi 2021/32966 E. , 2024/3932 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/323 E., 2016/98 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık (değişen suç vasıflarına göre)
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 Tarihli ve 2014/323 Esas, 2016/98 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... temyiz dilekçelerinde özetle; banka ve noterlik kamera kayıtlarının celbedilmediği, şahidi ...nın dinlenmediği, cezayı haketmediği, dilekçelerinin gerekçede yer almadığı, senedin sahte olduğunu bilmediği, bilse banka ve noterde kamera kayıtlarına girerek işlem yapmayacağı, Zafer’in kendisine olan borcu ödememek için sahte çeki verdiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
2. Katılan ... vekili temyizinde özetle; her iki sanık bakımından vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İddianamede özetle, sanıkların, katılan ...'e, katılan ...'ın şirketi adına görünen sahte çek vererek katılan ...'in aracını sanık ...'a devrettirdiklerinden bahisle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları istenmiştir.
2. Sanıklar özetle, suçlamaları reddetmiştir.
3. Uzmanlık raporunda özetle, çekin külliyen sahte tanzim edildiği, sanık ... adına yazılı birinci ciranta yazılarının sanık ...'a ait olduğu, sanık ... adına atılı birinci ciranta imzasının kuvvetle muhtemel sanık ...'a ait olduğu, sanık ... olarak yazılı ikinci ciranta yazı ve imzasının sanık ...'a ait olduğu, keşideci imzasının katılan ...'a ait olmadığı, birinci ciranta imzasının birinci cirantaya ait olmadığı belirtilmiştir.
4. Mahkemece, çekte, zorunlu unsurlardan olan keşide yeri bulunmadığı için özel belge niteliğinde olduğu, bu nedenle suç vasfının nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik değil dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçu olduğundan bahisle yukarıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Katılan ... vekilinin temyizinin sadece vekalet ücretlerine yönelik olduğu, sanık ... aleyhine ya da sanık ...'un temyizi bulunmadığı belirlenerek yapılan inceleme sonucunda;
A. Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm ve Katılan ... Vekilinin Sadece Her İki Sanık Bakımından Kurulan Hükümlere Yönelik Vekalet Ücretine İlişkin Temyizi Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Ancak;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleri ile karar hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11/07/2014 tarih ve 2013/15-782 Esas ve 2014/355 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere çekin hile unsuru olarak kullanılmasının daha ağır bir cezayı gerektirmesinin nedeni mağdura bakan yönüdür. Yasal unsurları eksik ya da tümden sahte oluşturulmuş bir çek kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçlarında da, bankanın bir maddi varlığı veya böyle bir maddi varlığın bulunduğu algısı hile olarak kullanılmakta, mağdur çeke güvendiği için daha kolay aldatılmaktadır. Kaldı ki çekin unsurlarının eksik olması bankanın maddi varlığı olduğu olgusunu da değiştirmemektedir. Bu nedenle aldatma kabiliyetini haiz olması şartıyla çekin tümden sahte olarak oluşturuşmuş olması veya unsurlarının eksik olmasının suçun bu nitelikli halinin oluşumu bakımından bir önemi bulunmamaktadır.
Somut olayda, keşide yeri bulunmayan sahte çek nedeniyle, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi gereğince mahkûmiyeti yerine suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme ve hem sanık ... ve hem de sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi karşısında; kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm ve Katılan ... Vekilinin Sadece Her İki Sanık Bakımından Kurulan Hükümlere Yönelik Vekalet Ücretine İlişkin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 Tarihli ve 2014/323 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararında sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'ün temyiz sebeplerinin reddine, katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği ayrı ayrı BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.600,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklar ... ve ...'tan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 Tarihli ve 2014/323 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekili ve sanık ...'ün temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!