WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/32947 E.  ,  2024/6019 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/443 E., 2016/310 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/443 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 ncü maddeleri uyarınca toplam 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, pişman olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, işlettiği çağrı merkezi aracılığı ile bankalardan kredi kartı aidatlarının ve kredi dosya masraflarının iade alınmasına yardımcı olduğu, bunun için de ücret talep ettiği, müştekinin bilgisi ve rızası ile dosya masrafları veya kredi kartı aidatını alabilmek için cep telefonuna gelen işlem doğrulama şifrelerini sanığa söylediği, kartından 200 TL para çekildiği, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, müştekinin bilgisi ve rızası ile dosya masrafları veya kredi kartı aidatını alabilmesi için kredi kartından çekim yapıldığını savunmuştur.
3. Finansbank'ın 27.11.2014 tarihli yazısı dosya arasına alınmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Suç tarihinde işlettiği çağrı merkezi aracılığı ile bankalardan kredi kartı aidatlarının ve kredi dosya masraflarının iade alınmasına yardımcı olduğu, bunun için de ücret talep ettiği, müştekinin bilgisi ve rızası ile dosya masrafları veya kredi kartı aidatını alabilmek için cep telefonuna gelen işlem doğrulama şifrelerini sanığa söylediği, kartından 200 TL para çekildiği; sanık savunması, katılan beyanı, banka yazıları ile dosya kapsamına göre; katılana ait kart bilgileri ele geçirilip kullanılarak haksız menfaat temin edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre;
Dolandırıcılık suçunda, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.