11. Ceza Dairesi 2021/32894 E. , 2024/3978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/87 E., 2016/97 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/87 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında,
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 27.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri özetle; yüklenen suçla alakalarının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında iştirak iradesi içerisinde hareket ederek sahte olarak düzenlenen suça konu yasal unsurları haiz 30.08.2014 keşide tarihli ve 18.000,00 TL tutarındaki çeki piyasaya sürmek suretiyle kişileri dolandırdıkları iddiasıyla açılan kamu davasında; sanıkların savunmaları, tanık beyanı, suça konu çekin tamamen sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna, suça konu çekin ön yüzündeki yazılar ve arka yüzündeki “...” içerikli ikinci ciranta yazısı ve bu yazının altında bulunan ciranta imzasının ...’ın elinden çıktığı, çekin arka yüzündeki “...” ibareli birinci ciranta yazısı ve bu yazı altında bulunan ciranta imzasının ... elinden çıktığına dair uzmanlık raporları, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı itibarıyla, sanıklara yüklenen eylemlerin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasına teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, 7188 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonucuna göre söz konusu ilam veya diğer adli sicil kayıtları esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı nazara alındığında, davaya konu 17.03.2015 ve 11.01.2016 tarihli iddianamelerde, hileli hareketin kime karşı ve ne şekilde icra edildiğine yönelik herhangi bir anlatımın olmadığı anlaşılmakla, söz konusu iddianamelerdeki anlatımlara göre, sanıklar hakkında banka veya kredi kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı hâlde nitelikli dolandırıcılık hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan (A) bendinde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/87 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/87 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!