11. Ceza Dairesi 2021/32714 E. , 2024/5755 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1092 E., 2016/319 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında;
1. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ,52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına
2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına , hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık hükümleri temyiz etmek istediğine dair dilekçe sunmuş olup herhangi bir gerekçe ileri sürmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinden önce ... Gıda İth.İhr.San ve Tic.Ltd şirketinde satış yetkilisi olarak çalıştığı, kendisine teslim edilen tahsilat makbuzları ile firma kaşesini de iade etmediği, suç tarihinde ise katılanın kiracısı olduğu ve katılana ... isimli firmada çalıştığını ve kendisine alkol satışı yapabileceğini söylediği, katılanın da sanığa güvenerek alkollü içki satın almak amacıyla 1.302,00 TL'yi sanığa verdiği, sanığın da yetkili olmadığı halde ... Gıda İth.İhr.San ve Tic.Ltd şirketi adına 11.04.2014 tarihli 948,00 TL'lik ve 354,00 TL'lik 2 adet tahsilat makbuzunu düzenleyip firma kaşesini basarak imzalayıp müştekiye teslim ettiği, ancak daha sonra katılana alkollü içkileri teslim etmeyerek üzerine atılı suçları işlediği iddia olunmuştur.
2. Mahkeme tarafından, sanığın tevilli ikrarı, katılan beyanı, sanığın tahsilat fişlerini verdiğine dair beyanı ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın eylemlerinin özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır..
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
a. Mahkemece tekerrüre esas alınan Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/48 Esas ve 2010/762 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan uyarlama yargılaması yapıldığı, mahkemenin 05.02.2020 tarihli ek kararıyla davanın düşürülmesine karar verildiği, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydındaki Kemer Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/384 Esas, 2011/81 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi
b. Mahkemenin kabul ve uygulamasının 5237 sayılı yasanın 207 maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçu olmasına rağmen hüküm fıkrasında 5237 sayılı yasanın 207 maddesinin birinci fıkrası yazılması yerine 155 maddesinin birinci fıkrası yazılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş, söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki tekerrüre esas alınan mahkeme bilgilerinin çıkarılması ile yerlerine ''Kemer Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/384 Esas, 2011/81 Karar sayılı ilamı'' ibarelerinin yazılması ve hükümden ''155/1" ibaresinin çıkarılarak yerine "207/1" ibaresinin yazılması ' suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!