WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/32697 E.  ,  2024/6411 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/138 E., 2016/147 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/138 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 4 yıl hapis ile 72.000,00 TL adli para cezası cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz sebepleri, suçu işlemediklerine, haklarında beraat kararları verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ile hakkında evvelce aynı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulduğu belirlenen dosya dışı sanık ...'nın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılan ...’in kimlik bilgilerini kullanmak ve üzerine dosya dışı ...'nın fotoğrafını yapıştırmak suretiyle sahte nüfus cüzdanı oluşturdukları, suç tarihinde Isparta PTT Merkez Gülkent Şubesine müracaat edip sahte nüfus cüzdanını kullanarak katılan adına e-devlet şifresi aldıkları, daha sonra birlikte Burdur'a gidip sahte nüfus cüzdanını tekrar kullanarak ... aracılığı ile anlaşmalı banka olan Denizbank'tan katılan adına 36.000,00 TL tüketici kredisi çektikleri, parayı tahsil ettikleri, dosya dışı ...'nın İstanbul'a dönerken Keçiborlu'da yakalandığı, ancak inceleme konusu dosya sanıklarının başka bir araçla Burdur'dan ayrılmaları üzerine yakalanamadıkları, kimlik bilgilerinin tespiti amacıyla soruşturmanın ayrı dosya üzerinden yürütülmesine karar verilerek haklarındaki evrakın tefrik edildiği, dosya dışı ...’nın, suçta kullandığı sahte nüfus cüzdanını imha ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanıklar üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmekle birlikte sanık ..., fotoğrafta tespit edilen kişinin kendisi olduğunu beyan etmiştir.
3. Dosya dışı ...'nın beyanları dava dosyasında mevcut olup suçu ikrara yönelik anlatımlarda bulunduğu ancak suça konu sahte nüfus cüzdanını imha ettiğini ifade ettiği ve bu hususun 06.08.2014 tarihli kolluk tutanağı ile tevsik edildiği belirlenmiştir.
4. PTT Genel Müdürlüğü ve .... cevabi yazıları, e-devlet şifre talep formu, kredi sözleşmeleri sureti dava dosyasına eklenmiştir.
5. Parmak izi inceleme raporları, PTS görüntü dökümleri, HTS kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Bakırköy (Kapatılan) 17. Sulh Ceza Mahkemesinin, 2013/857 Esas ve 2014/597 Karar sayılı ilâmına konu 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan tehdit suçunun 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereği uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, aslı ele geçirilemeyen ve onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yönünden inceleme yapılması imkânı bulunmadığından suçun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında somut olayda suça konu sahte belge aslının ele geçirilemediği, bu itibarla aldatma niteliğini haiz olup olmadığının değerlendirilemediği anlaşılmakla, unsurları itibarıyla oluşmayan suçtan sanıkların beraatleri yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenlerle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/138 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenlerle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/138 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.