11. Ceza Dairesi 2021/32514 E. , 2024/2991 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/255 E., 2016/49 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 4 yıl hapis cezası ve 66.000,00 TL adli para cezasına; resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, mahkemece son savunmalarının alınmayarak savunma hakkının kısıtlandığı, katılan ...'e zararının giderilip giderilmediği hususunun sorulmadığı, ...'ün zararının tamamını giderdiğini, çeki aldığı Mehmet şeker hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/70047 soruşturma dosyasında suç duyurusunda bulunduğunu, mahkemece usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozularak hakkında beraat kararı verilmesi ile re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde katılan ...'ün sanığa hayvan satması karşılığında aldığı Garanti Bankası... şubesine ait keşidecisi Trade Central Dış Tic. A.Ş., lehtarı ... olan 33 000,00 TL bedelli 20.02.2014 keşide tarihli çekin katılan ... tarafından da söz konusu çekin ciro edilerek Yiğit Oto Alım Satım isimli firma sahibi müşteki ...'e verildiği, ... tarafından bankaya ibrazı sırasında çekin sahte olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suça konu çek üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu, çeki ...isimli şahısa borç vermesi karşılığında aldığını, aralarında herhangi bir sözleşme olmadığını beyan etmiştir.
3....Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 17.02.2015 tarihli uzmanlık raporunda, suça konu çekin sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğine haiz olduğu, çek üzerinde yapılan imza incemesinde cirosu bulunan müştekiler ...ve Göksel ile sanığın el yazıları ve imzaların şahısların eli ürünü olduğu, çekin ön yüzündeki tanzimle ilgili el yazıları ve keşideci imzası ile sanık ve müştekilerin el yazıları ve imzaları arasında uygunluk tespit edilemediği belirtilmiştir.
4. Mahkemece suça konu çek incelenerek özellikleri gerekçeli kararda belirtilmiştir.
5. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın savunması, katılanların beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın 09.05.2016 tarihli temyiz dilekçesinde katılana parça parça olmak üzere toplamda 43.776,00 TL ödediğini belirtmesi ve ödemelere ilişkin banka dekontları sunması karşısında, gerçeğin kuşkuya vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sanığın katılanın zararını karşılayıp karşılamadığı hususunun araştırılması, kısmi ödeme varsa katılanın muvafakat gösterip göstermediğinin belirlenmesi, buna göre; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!