WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/32389 E.  ,  2024/5375 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/84 E., 2016/280 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası yönünden bir karar verilmemesi nedenine münhasır olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/84 Esas, 2016/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ertelenmesine ve sanığın 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.04.2021 tarihli ve 2016/337275 sayılı, özetle; suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan nüfuz ticareti suçunun yasal unsurlarını taşıdığı gerekçesiyle bozma talepli Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
Sanık hakkında tanzim olunan iddianamede görevi kötüye kullanma suçundan da kamu davası açıldığı hâlde bu suç yönünden herhangi bir karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın eyleminin idari eylem niteliğinde olduğuna, suç teşkil etmediğine, katılanın suç nedeniyle bir zararının bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluştuğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ... ve şikâyetçi ... baba kız olup sanığın Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünde veteriner hekim olduğu, şikâyetçi ...’ın, kızı olan katılan adına tavuk çiftliği kiraladığı, ancak İlçe Müdürlüğüne kayıt işleminin yapılmadığı, tavuk sevkiyatı zamanında gerekli işlemler için ...'ın, önceden tanışıyor olmaları nedeniyle ve bilgi almak amacıyla sanığı aradığı, sanığın ise İlçe Müdürlüğünde ... ve ... adına herhangi bir kayıt olmamasına rağmen sevkiyat için gerekli işi halledeceğini söyleyerek ...'dan, düzenleyeceği belgeler için toplamda 220,00 TL para aldığı ve 09.07.2014 ile 21.07.2014 tarihlerinde iki sefer, bu konuda yetkili olmamasına rağmen, canlı hayvan sevk raporları düzenlediği, ancak kurum kayıtlarına bu bilgilerin verilmediği, bu sevk raporlarına karşılık alınan toplam 116,00 TL'nin de kurum hesabına da aktarılmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında Salihli Kaymakamlığının, 10.10.2014 tarihli soruşturma izni verilmesine dair kararı dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Katılan ve şikâyetçinin beyanları istikrarlıdır.
5. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda, Kurumda veteriner hekim olarak görev yapan sanığın hayvan sevklerine ilişkin rapor düzenleme yetkisinin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden
Sanık hakkında tanzim olunan iddianame ile görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davası yönünden Mahkemece suç vasfının değiştirildiği ve eylemin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını taşıdığı kabul edilerek bu suç yönünden uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
1. Sanık hakkında tanzim olunan iddianamede yer alan görevi kötüye kullanma suçunun, dolandırıcılık suçunu teşkil ettiğinin kabulüyle uygulama yapıldığı anlaşılmakla, somut olayda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İlçe Müdürlüğünde veteriner hekim olarak görev yapan sanığın, gerçekte düzenleme yetkisi bulunmadığı hâlde resmi belge hükmünde olan suça konu iki adet sağlık raporunu, 09.07.2014 ve 21.07.2014 tarihlerinde tanzim etme şeklinde gerçekleşen eyleminin, zincirleme şekilde işlenen 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarını taşıdığı gözetilmeyerek suç vasfının hatalı tayini ile yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulama yönünden;
a. Sanığa yüklenen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını oluşturduğunun kabulü karşısında bahse konu suçun, hükümden sonra, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, taraflar arasında usulüne uygun şekilde uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayininde zorunluluk bulunması,
b. Sanığın, UYAP ortamından temin olunan adli sicil kaydına göre 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkasının bulunmadığı, sanığın, mahkûmiyetine karar verilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını açıkça kabul ettiği ve şikâyetçi ile katılanın, suç nedeniyle maddi zararlarının bulunmadığını beyan ettikleri ve sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda Mahkemede kanaat oluştuğundan bahisle cezanın ertelenmesine karar verildiği anlaşılmakla, katılanın zararının giderilmemesi gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c. Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın tayininde herhangi bir teşdit gerekçesi gösterilmeden ve hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği hâlde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini,
d. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/84 Esas, 2016/280 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.