WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAIRESI

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/31938 E.  ,  2024/4233 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/42 E., 2016/101 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f, son) bentleri, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 165.870,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen, her iki suç yönünden eksik inceleme ile hüküm kurulması ve dolandırıcılık suçu yönünden, adli para cezasının yanlış hesaplanması nedeniyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararların bozularak beraat kararları verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, sahte olarak düzenlenen suça konu yasal unsurları haiz 30.06.2013 keşide tarihli ve 75.000,00 TL tutarındaki çeki, yaptığı alışveriş karşılığında şikayetçi ...Akaryakıt Şirketine verdiği, bu şekilde banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; suç tarihinde ... Petrol isimli şirketin yetkilisi olduğunu...isimli şirketin ...'de, ...ile ... arasındaki çevre yolunu yaptığını ve kendilerinden aldığı akaryakıt karşılığında suça konu çeki verdiklerini, kendisinin de akaryakıt alımı karşılığında çeki ...isimli şirkete verdiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiş ve ...Grup şirketi adına düzenlediği irsaliyeli faturayı ibraz ettiği görülmüştür.
3....Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 18.09.2014 tarihli uzmanlık raporunda; çekin tamamen sahte olduğu, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, çekteki düzenlemeye ilişkin yazılar ile keşideci imzasının sanığın eli ürünü olmadığı, ikinci ciro imzasının sanığın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
4. Çekte birinci ciranta konumunda olan ...Grup Tekstil... Ltd. Şti.ile ilgili yapılan araştırmada; şirketin 29.03.2012 tarihine kadar yetkilisinin A.G., 17.04.2012- 17.05.2012 tarihlerine kadar yetkilisinin İ.Ö., 17.05.2012 tarihinden sonrasında ise V.K. olduğu, şirketin uzun zamandan beri faaliyette olmadığı, İ.Ö.nün soruşturma evresinde alınan beyanında, kendisini bu iş yerine çaycı olarak alacaklarını söyleyerek bazı belgeler imzalattırdıklarını beyanla suçlamayı kabul etmediği görülmüş, Karayolları Genel Müdürlüğünün 09.10.2015 tarihli cevabi yazısına göre, ...– ... arasında yapılan çevre yolu yapım işinde ...Grup (Dalsa Grup) adlı firmanın taşeron ya da alt taşeron firma olarak çalışmadığının tespit edildiği görülmüştür.
5. Mahkemece, yapılan yargılamada tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; suça konu çekin, ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi şikayetçi ...ın şirketlerine ait Türkiye İş Bankası ... Şubesindeki çek hesabından alınan çek koçanlarının sahtelerinin bastırılarak çoğaltılan sahte çeklerden olması, birinci ciranta olan ...Grup firmasının kağıt üzerinde görünen bir firma olması, bu firmanın cirosu üzerindeki imzanın firma yetkililerine ait olmaması, ikinci ciranta olan sanığın sahip olduğu ... Petrol isimli firmanın cirosunun üzerindeki imzanın sanığa ait olması ve sanık tarafından çekin, bayisi olduğu firmadan petrol alımı için kullanılması dikkate alınarak atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek, temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın, çeki ...Şirketinden kimden aldığına dair beyanda bulunamaması, bu şirkete yaptığı akaryakıt satışına ilişkin dosyaya sunduğu tarihi düzeltilmiş irsaliyeli fatura dışında aralarındaki ticari ilişkiye ait herhangi bir belge bulunmadığını beyan etmesi, Karayolları Genel Müdürlüğünün cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamı itibariyle, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden ve dolandırıcılık suçunda, adli para cezasında yapılan yanlışlığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görüldüğünden, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Her İki Suç Yönünden
1. Tekerrüre esas alınan ilama konu 765 sayılı Kanun'un 512 inci maddesinin birinci fıkrasında (5237 sayılı Kanun'un 165 inci maddesinin birinci fıkrası) düzenlenen "suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçunun 24.10.2019 tarihli resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Olay ve olgular paragrafında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, savunma, şikayetçi beyanları, cevabi yazılar, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçların sübut bulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde olmayan diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
4. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulun hükümde; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, bu şekilde somut olayda, elde edilen haksız menfaat tutarı 75.000,00 TL olduğundan adli para cezasının 7.500 gün olarak belirlenip, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 6.250 gün, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL'den hesaplanarak 125.000,00 TL adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasının 5 gün olarak alınıp, takdiri indirim uygulanarak 4 gün ve sonuç cezanın 80,00 TL olarak belirlenmesinden sonra, infazda tereddüt oluşturacak şekilde gün adli para cezası belirtilmeden 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca suçtan elde edilen menfaat 82.935,00 TL olarak kabul edilip, bu miktarın iki katı olan 165.870,00 TL'nin sonuç ceza olarak belirlenmesi isabetsizliğinin Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-1,2,3) paragraflarında açıklanan nedenlerle, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/101 Karar sayılı kararlarında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinde sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-4) paragrafında açıklanan nedenle, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/101 Karar sayılı kararlarında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aleyhe yönelen temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın gün adli para cezası bakımından kazanılmış hakkı bulunduğu da dikkate alınarak, aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında adli para cezasının uygulandığı paragraftan "(uğranılan zarar 82.935x2=165.870 TL) 165.870 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, ''5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi gereğince 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 125.000,00 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.