11. Ceza Dairesi 2021/31875 E. , 2024/7004 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/447 E., 2016/122 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2014/447 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1'er yıl 8'er ay hapis ve 80,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine,
Sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri; kararı temyiz ettiklerine ve hükümlerin bozulmasına, ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep başlıklı 167 nci maddesinin ikinci fıkrası; "Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir." şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümlerden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “... etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile ...” ibaresinin madde metninden çıkarıltılması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 167 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi kılınan kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
3. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; nüfus kayıtlarına göre kardeş olan sanıkların iştirak halinde hareket ederek, aynı konutta beraber yaşamadıkları anlaşılan kardeşleri olan katılanın mirasçı olarak görünmediği veraset ilamını alarak murisleri üzerine kayıtlı evin kamu idaresi tarafından yıkılması nedeniyle ödenen parayı aldıkları, bu şekilde üzerlerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunması karşısında; hükümlerden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi, uzlaşmanın sağlanamaması durumunda ise 5237 sayılı Kanun’un 167 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilecek cezanın yarısı oranında indirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2014/447 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!