WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/31559 E.  ,  2024/3920 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/25 E., 2016/123 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 17.Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)158 inci maddesinin birinci fıkrası d bendi, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet Savcısı, sanık ...'ın tüm eylemler sırasında sanık ... ile birlikte hareket ettiğini, sanığın cezalandırılması gerekirken beraatına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek hükmü bozulması istemi ile temyiz etmiştir.
2. Sanık ... müdafi; müştekinin ifadesinin alındığı saatlerde sanığın yakalandığını, aramanın usulsüz olduğunu, arama sonucu elde edilen her türlü belge hukuka aykırı delil vasfında olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, Mahkemenin "resmi belgede sahtecilik" suçu sebebiyle vermiş olduğu hükmün hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, hukuka aykırı olarak elde edilen belgeler artık hiçbir şekilde gerekçe yapılamayacağı için "Kamu Kurumunu Aracı Kılmak Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık" suçu bakımından da ortada delil bulunmadığını beyan ederek bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur ...'nin olay günü işyeri çalışanı Veli'nin kendisini arayarak ... Çalışma Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan iki şahsın geldiğine dair haber vermesi üzerine mağdurun ofise davet ettiği, mağdurun çalışanlarının sanık ...'yı mağdurun ofisine araçla getirdiği, kendilerini ofise davet ettiğinde sanığın da kendisini araca davet ettiği, sanığın ya ceza yazacağız ya da 1.500,00 TL para vereceksin demesi üzerine mağdurun parayı verdiği, sanığın ellerinde evrakların, yaka kartlarının olduğu, bu nedenle parayı sanığa verdiği, kısa süre sonra güvenlik sorumlusu arkadaşının arayarak uyarması üzerine dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; sanıkların atılı suçu işledikleri iddia olunmuştur.
2.Sanık ... savunmasında; suçlamaları kabul etmediğini, cezaevinden yeni çıktığı dönemde geçimini sağlamak için Rentecar'dan araç kiralayıp korsan taksicilik yaptığını, Ali Çakır diye bir şahsın kendisine bir fotoğraf getirirse kart basabileceğini, polis çevirdiğinde kendini müfettiş olarak tanıtırsa ceza yemeyeceğini söylemesi üzerine kendisine fotoğrafı verdiğini, 3-5 gün sonra müfettiş kartını getirdiğini, ancak mağdurun iş yerine gidip teftişte bulunmadığını ve para almadığını beyan etmiştir.
3.Sanık ... beyanında; üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmediğini, olay günü sanık ... ile lastik çevirmeye giderken polis memurlarının çevirdiğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
4.Kriminal raporda; sanık ... adına düzenlenmiş personel tanıtma kartı ve araç kartının tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlendikleri ve ve aldatma kabiliyetini haiz oldukları tespit edilmiştir.
5.Mahkemece sanık ...'nın kendisini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilisi olarak tanıtıp söz konusu resmi kuruma ait yazı, tutanak ve yaka kartını müşteki tarafa göstermek suretiyle maddi menfaat elde etmek ve hile unsuru olarak kullandığı tanıtma kartı ve araç kartını tamamen sahte olarak hazırlayıp kullanmak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği kabulü ile mahkumiyetine, sanık ...'nin atılı suçları sanık ... ile birlikte işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediğinden beraatine dair hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Soruşturma aşamasında düzenlenen yüzleşme tutanağı, mağdurun kovuşturma aşamasında sanığın ofisine gelen şahıslar içinde olmadığına yönelik beyanı, tanık beyanları, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve dosya kapsamı da göz önünde bulundurulduğunda sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediğine dair gerekçesine dayanan mahkemenin beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
a. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
b. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 Esas ve 2007/152 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kanun koyucunun ayrıca adlî para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adlî para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği hâlde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158/1-d. maddesi uyarınca hüküm kurulurken, hapis cezasının alt sınırı olan 2 yıl hapis cezası belirlenmesine rağmen adlî para cezasının alt sınır olan 5 gün yerine, 100 gün olarak belirlenmek suretiyle fazla adli para cezası tayini, hukuka aykırı görülmüş ise de, bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 17.Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçenin (B)-1 bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 17.Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararında sanık ... müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) -2 bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 17.Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkralarının adli para cezalarına ilişkin ilgili kısımlarında yer alan "100 gün'' ve ''2.000 TL'' ifadelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla ''5 gün'' ve ''100 TL'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2024 tarihinde karar verildi.