WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/31317 E.  ,  2024/4908 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/30 E., 2016/97 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezaların sürelerine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca oy birliğiyle reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/30 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında,
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan,, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkrasının son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği özetle; sanıkların yüklenen suçları işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli delil bulunmadığına, sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sanığın suç işleme kastının olmadığına, eksik inceleme sonucu delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine,
3. Sanık ...'ün temyiz isteği özetle; yüklenen suçları işlemediğine, diğer sanık ...'i tanımadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'in ticari ilişki kapsamında, yetkilisi olduğu ... ... Ltd. Şti.nin keşideci, kendisinin lehtar ve birinci ciranta olarak göründüğü davaya konu yasal unsurları haiz, 15.07.2010 keşide tarihli ve 25.000,00 TL tutarındaki orijinal çeki katılana verdiği, katılanın, suça konu çeki yetkilisi olduğu ... ... Ltd. Şti. adına ciro edip keşide tarihinde tahsil edilmek üzere personeli aracılığıyla ilgili banka şubesine gönderdiği, katılan ile iletişime geçen sanık ...'in, tahsile konulmasını istemediği davaya konu çekin yerine ileri tarihli bir başka çek vereceğini söylemesi üzerine katılanın, davaya konu çeki, üzerinde herhangi bir işlem yapılmadan banka şubesinden alıp arkasında ... ... Ltd. Şti.nin cirosu bulunduğu hâlde sanığa teslim ettiği, sanığın çekteki 15.07.2010 olan keşide tarihini 15.05.2013 olarak değiştirip ilgili bölümü paraf ederek aralarında herhangi bir hukuki veya ticari ilişki bulunmayan diğer sanık ...'e verdiği, sanık ...'in de keşide tarihinde değişiklik yapıldığını bildiği davaya konu çeki kullanarak ... ... Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlattığı, bu şekilde sanıkların iştirak iradesi içerisinde hareket ederek banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi hâlinde, infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii ve sanık ...'ün yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/30 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii ve sanık ...'ün temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/30 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii ve sanık ...'ün temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.