11. Ceza Dairesi 2021/31251 E. , 2024/3628 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/123 E., 2016/117 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
SUÇ TARİHLERİ : 23.08.2013, 22.10.2013
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Mağdur ...'a karşı bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 6 ay hapis ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Katılan ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 3 ay hapis ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'in Temyiz Sebepleri
Eylemlerin basit dolandırıcılık kapsamında kaldığı halde nitelikli dolandırıcılıktan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
B. Sanık ...'un Temyiz Sebepleri
Hüküm tarihinde ceza infaz kurumunda bulunması nedeniyle yokluğunda mahkûmiyet hükümleri kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların önceden karar verip birlikte uygulamak suretiyle hareket ettikleri, sanık ...’u internet ortamında mağdur ...'ın elektronik posta adresine, [email protected] adresinden mesaj gönderdiği ve kendisini doktor ... olarak tanıtıp evlenme teklifinde bulunduğu, görüşmek üzere ...numaralı telefonunu verdiği, mağdurun kendi telefonundan sanık ...’a ait ...numaralı (... adına kayıtlı) telefonu arayıp "Niyetiniz ciddi ise tanışabiliriz." dediği, sanığın da "Seni her anlamda çok beğendim, tam eşim olacak kişisin, seni çok sevdim, sana yardım etmek istiyorum, ailenden ve yakınlarından birisi devlet memuru olmak istiyor mu Tarım ve Köy İşleri Bakanlığında ek kontenjanım var." dediği, ...'ın da kendisi için yardım talebinde bulunduğu, sanık ...’un mağdura "nüfus kayıt örneği, sabıka kaydı, ikametgah hazırla ve...numaralı faksa gönder,... ve ... (... adına kayıtlı) numaralı telefonları arayarak Köy İşleri Bakanlığı müşteşarı...ile görüşüp konuşabilirsin" dediği, mağdurun kendisine verilen numarayı arayarak...olduğunu söyleyen ve ... numaralı telefonu kullanan sanık ... ile görüştüğü, sanık ...’nun ...'a "evrakını gönder" dediği ve işlemlerin yasal olabilmesi için verdikleri hesaba 300,00 TL yatırması gerektiğini söylediği, ...'ın da 22.10.2013 tarihinde Türkiye İş Bankası ... Şubesinden ATM aracılığı ile 295,50 TL yi sanıkların kendisine verdiği ve sanık ... adına olan İş Bankası ... Şubesinde bulunan 6206-1260555 numaralı hesabına gönderdiği, mağdurun yatırdığı paranın 220 TL sinin aynı tarihte ...'daki İş Bankası bankamatiğinden kart ile sanıklar tarafından çekildiği; doktor... (sanık ...) ve ... (sanık ...) adıyla sanıkların, mağdur ...'ı telefonla arayarak "saat 17:30’a kadar 750,00 TL daha gönder ve işinden istifa ettiğine dair belge gönder" şeklinde söyledikleri, mağdur ...'ın kabul etmediğini söylemesi üzerine sanık ...’un ...'a hakaret edip "aileni polisle aldıracağız, sana iş ayarladık, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına bağlı ... Müzesinde Hakla İlişkiler Bölümüne seni atadık, 750,00 TL yi gönder ya da sen bize 70 bin TL borçlandın, sen bizi zor durumda bıraktın senin yüzünden seni işe almak için senet imzaladık" şeklinde söylediği; bu şekilde sanıkların mağdur ...'a Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı müşteşarı...ile ilişkilerinin olduğundan, onun nezdinde hatırı sayıldığından bahisle işe aldıracakları vaadiyle aldatarak mağdurun 295,50 TL parasını alıp hile ile kendilerine haksız menfaat temin ederek yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri; yine sanıkların önceden karar verip birlikte uygulamak suretiyle, sanık ...’un ...smini kullanarak internet ortamında tanık... ile tanıştığı, onun aracılığıyla da katılan ... ile tanıştığı, sanık ...’un katılan ...’a telefonla görüşmeleri sırasında "Devlet Hastanesinde taşeron işçilerin başında çalıştırılacak üniversite mezunu birini aradıklarını" söylediği, katılan ...'un da eşi ...nin üniversite mezunu olduğunu söyleyerek eşinin kimlik bilgilerini sanık ...'un verdiği numaraya faksladığı, katılan ...'un faks numarasını internetten sorguladığında Sağlık Bakanlığına ait olduğunu görerek durumdan şüphelenmediği, sanık ... ve...adını kullanan sanık ...'un, katılan ...'a telefonda "sertifika için 300,00 TL para yatırması gerektiğini" söyledikleri; katılan ...’un da sanık ...’a ait Garanti Bankası ... Şubesindeki 697892 numaralı hesaba 23.08.2013 tarihinde 310,00 TL parayı yatırdığı, paranın aynı gün saat 16:13:58 de... Şubesinden sanık ... tarafından çekildiği; katılan ...’un, arkadaşı olan tanık...'e,...u nereden tanıdığını sorduğu,...’in de "iki gün önce Facebook’tan kendisini eklediğini" söylemesi üzerine katılanın durumdan şüphelendiği, ertesi gün sanıkların, katılan ...'u telefonla arayarak 800,00 TL daha para istedikleri, bunun üzerine katılan ...’un dolandırıldığını anlayarak şikâyetçi olduğu; sanıkların bu şekilde baştan itibaren birlikte karar verip uygulamak suretiyle katılan ...’u dolandırdıkları anlaşılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçlamaları kendileri yönünden kabul etmemiş ve karşılıklı olarak birbirlerini suçlamışlardır.
3. Katılan ile mağdurun beyanları dava dosyasında mevcut olup suçtan doğan zararlarının giderilmediği anlaşılmıştır.
4. Tanık beyanı, Garanti Bankası ve İş Bankası cevabi yazıları ile GSM hat sorgulama sonuçları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların katılanı farklı zamanlarda arayıp farklı miktarlarda para istedikleri olayda, aynı kişiye karşı aynı suçun farklı zamanlarda birden fazla kez işlendiği gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanığın savunmasının tespit edildiği Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2015 tarihli duruşmasında duruşmalardan bağışık tutulmak istediğini beyan ettiği ve herhangi bir surette duruşmalarda hazır bulunma talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla temyiz sebebi yerinde görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların katılanı farklı zamanlarda arayıp farklı miktarlarda para istedikleri olayda, aynı kişiye karşı aynı suçun farklı zamanlarda birden fazla kez işlendiği gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanığın mağdur ...'a yönelik eylemini 22.10.2013 tarihinde gerçekleştirdiği, tekerrüre esas alındığı belirtilen Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/426 Esas ve 2010/502 Karar sayılı ilâmına konu hükmün suç tarihinden sonra 25.11.2013 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
C. Sanıklar Hakkında Katılan ...'e Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıkların üzerilerine atılı ve sübutu kabul edilen, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, taraflar arasında usulüne uygun şekilde uzlaştırma girişiminde bulunulması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayininde zorunluluk bulunması nedeniyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulama yönünden;
a. Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların katılanı farklı zamanlarda arayıp farklı miktarlarda para istedikleri olayda, aynı kişiye karşı aynı suçun farklı zamanlarda birden fazla kez işlendiği gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayinleri,
b. Sanık ...'un güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkûmiyetinin bulunmadığı, katılan ...'a yönelik eylemini 23.08.2013 tarihinde gerçekleştirdiği, tekerrüre esas alındığı belirtilen Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/426 Esas ve 2010/502 Karar sayılı ilâmına konu hükmün suç tarihinden sonra 25.11.2013 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) başlığı altında açıklanan nedenle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkında mağdur ...'a karşı kurulan hükümde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafın hükümden tamamen çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanıklar Hakkında Katılan ...'e Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) başlığı altında açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sonuç ceza miktarları yönünden, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının KORUNMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!