WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAIRESI

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/31235 E.  ,  2024/660 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/455 E., 2016/228 K.
KATILANLAR : ..., ...
SUÇLAR : Dolandırıcılık, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma

Sanık müdafiinin temyiz sebebinin, dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine münhasır olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2015/455 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Her iki katılana karşı tehdit suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davalarının yapılan yargılaması neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine,
b. Her iki katılana karşı dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebebi
Hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin hukuka aykırı ve mesnetsiz olduklarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanların aynı mahallede oturmaları nedeniyle tanışık oldukları, katılan ...'ın yurt dışında yaşadığı ve çalıştığı ancak Türkiye'ye geldiğinde kardeşi ...’ın evinde kaldığı,...'ın İzmir'den ev satın almak istediği, sanığın da İzmir de S.S. .... Konut Yapı Kooperatifinin muhasebecisi ve üyesi olduğunu, bu kooperatifin güvenilir olduğunu ve ucuza ev inşa ettiğini, kooperatif için yapılması gereken ödemelerin kendi hesabına gönderilmesi durumunda kendisinin sorunsuz bir şekilde kooperatif hesabına aktarım yapabileceğini söylediği, bunun üzerine...'ın sanığa 30.000,00 TL para vererek kooperatife üye olduğu daha sonra da ...'ın kooperatife üye olduğu, sanığın, kooperatife üye olduklarına ilişkin 94 ve 14 nolu üye ortaklık belgelerini düzenleyerek katılanlara verdiği, katılanların kooperatif için her ay sanığın hesabına ödeme yapmaya başladıkları, karşılığında kooperatifin kaşesi basılı makbuz aldıkları, sanığın katılanlardan bu şekilde toplam 223.000,00 TL para aldığı, bir süre sonra katılanların, gerçekte kooperatife üye olmadıklarını öğrendikleri, bunun üzerine sanığın katılanlara toplam 137.000,00 TL geri ödeme yaptığı, sanığın her iki katılana karşı kooperatif üyesi olduklarına ilişkin ortaklık belgelerini düzenleyerek vermesi nedeniyle bu belgelerin dolandırıcılık suçunun hile unsurunu teşkil ettiği, katılanların, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kısmi geri vermeye rıza göstermedikleri anlaşılmış; sanık ile katılanlar arasında çıkan tartışmada sanığın katılanları; “Sizi vururuz, kırarız,” şeklindeki sözlerle tehdit ettiğinin iddia olunduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık dolandırıcılık suçunu kaçamaklı kabul etmiştir.
3. Katılanların aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Katılanlar, kooperatif üyeliklerine dair kendilerine verilen 94 ve 14 nolu ortaklık belgeleri ile kooperatife ödedikleri aidatlar karşılığında kendilerine verilen ve üzerilerinde kooperatif kaşesi bulunan dekontları dava dosyasına ibraz etmişlerdir.
5. Sanık ile katılan ... arasındaki telefon görüşmesine ilişkin CD çözümüne ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasına eklenmiştir.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçları Yönünden
Sanığın, her iki katılana karşı yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 07.10.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Dolandırıcılık Suçları Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçlarının, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, taraflar arasında usulüne uygun şekilde uzlaştırma girişiminde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini zorunluluğu nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Tehdit Suçları Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) başlığı altında açıklanan nedenle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2015/455 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki her iki katılana karşı ayrı ayrı açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle AYRI AYRI DÜŞMESİNE,

B. Dolandırıcılık Suçları Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2015/455 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.