WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/312 E.  ,  2023/6560 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/145 E., 2015/818 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılanlar vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2015 Tarihli ve 2015/145 Esas, 2015/818 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.)

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçların unsurlarının oluşmadığına, eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve verilen cezaların fazla olduğuna ilişkindir.
Katılanlar vekilinin temyizi, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendini oluşturduğuna, alt sınırdan ceza verilmesinin ve takdiri indirim maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılanlara patates ticareti yaptığını söyleyerek bu işi Evren Karabulut isimli kişiyle birlikte yaptığını, onun yolladığı paralarla istediği miktarda patates temin edip ona göndereceklerini ve kendilerinin de kar payından pay alacaklarını söyleyerek onları birlikte iş yapma konusunda ikna ettiği, birkaç ay sorunsuz bir şekilde birlikte ticaret yaptıktan sonra, yüklü miktarda patates ihtiyacı olduğunu, bunun ihraç edileceğini, yüksek miktarda kar elde edileceğini söyleyerek katılanlardan para aldığı, ancak daha sonra katılanları oyalamaya başladığı ve paralarını da vermediği, katılanların paralarını ısrarla istemeleri neticesinde ise Evren Akbulut adına düzenlenmiş iki adet senedi katılanlara verdiği, ancak Evren Akbulut adına senet üzerinde atılan imzanın ve yazılı T.C. kimlik numarasının sahte olduğu iddia edilerek üzerine atılı suçları işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş, Evren Akbulut isimli kişinin kendisini de dolandırdığını söylemiş, katılan ...'ın kendisine verdiği parayı bir vakıftan çekmiş olması ve katılan ...'ın kendisinden Evren adına senet verebilir misin diye sorması üzerine ilgili vakfı oyalayabilmek için senetleri kendisinin yazdığını ve imzaladığını beyan etmiştir.
3. Katılanlar aşamalarda verdikleri beyanlarında özetle, sanığa güvendiklerini, daha sonra kendisini dolandırdığını anladıkları, Evren Akbulut isimli bir kişinin olmadığını, senetleri sanığın Evren Akbulut'tan aldığını söyleyerek kendilerine verdiklerini beyan etmişlerdri.
4. Dosya arasında bulunan bilirkişi raporuna göre, senetlerin ön yüzlerinde tanzim tarihi bölümleri dışındaki yazı ve rakamların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
5. Mahkemece, sanık savunmaları, katılanlar beyanları, tanık ifadeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sübut bulduğu şeklindeki gerekçesi ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve katılanlar vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Suça konu senetlerin sanık tarafından katılan ...'a aynı anda veya farklı tarihlerde verilip verilmediğinin dosya kapsamındaki beyanlardan tam olarak anlaşılamaması karşısında; katılan ...'ın tekrar dinlenmesi ile senetlerin sanık tarafından kendisine aynı anda mı yoksa farklı zamanlarda mı verildiğinin sorulması ve sonucuna göre aynı anda verildiğinin tespiti halinde tek bir belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, sanık hakkında eksik araştırma ve inceleme ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
2. Gerekçeli karar başlığında katılanlar yerine müşteki ibarelerinin yazılması,
3. Senetlerin hangi tarihte sanık tarafından verildiğinin tam olarak tespit edilmesi ve suç tarihinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulanmanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının da düzenlendiği değerlendirildiğinde yukarıdaki kabule göre; “mağdur” kavramı, suçun konusunun ait olduğu kişi ya da kişiler olarak "suçtan zarar görme" kavramı ise, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Dairemizin kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak yorumlanıp uygulandığında; sahtecilik suçuyla dolandırıcılık suçunun mağdurunun ayrıştığı, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunu ise katılanlara karşı işlediği ve bu suçun mağdurunun katılanlar olduğu, dolayısıyla sanığa isnat edilen resmi belgede sahtecilik suçu ile dolandırıcılık suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla; sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri zorunluluğu nedeniyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2015 Tarihli ve 2015/145 Esas, 2015/818 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, dolandırıcılık suçu yönünden başkaca yönleri incelemeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.09.2023 tarihinde karar verildi.