11. Ceza Dairesi 2021/31164 E. , 2024/2952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/8 E., 2016/58 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2014/8 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
1. Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 21.260,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafilerinin, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istekleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçi ...'ın yetkilisi olduğu ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile sanıkların yetkilisi olduğu ...Ambalaj Tem. Ürün. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu ticaret kapsamında katılan şirket tarafından 13.07.2013 keşide tarihli ve 2.764,00 TL bedelli çekin keşide edilerek verildiği, sanıkların çekin yazı ve rakamla ifade edilen bölümlerinde tahrifat yapmak suretiyle 12.764,00 TL bedelli çek haline getirip katılan bankaya teminat amacıyla verdikleri, bilirkişi raporu ile tahrifat yapıldığının tespit edildiği, bu şekilde sanıkların üzerilerine atılı resmi belgede sahtecilik ve bankaya karşı nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, dosya kapsamına uygun düşmeyen sanık savunmaları, şikayetçi ...'ın beyanları, suça konu çekin üzerinde tahrifat yapıldığına dair bilirkişi raporunun içeriği, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile sanıkların üzerilerine atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek cezalandırılmalarına dair temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1. Haklarında hükmolunan hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağının, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesinin o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği gözetilerek; sanıklar hakkında suça konu tahrifat yapılmış çeki katılan bankanın İskenderun şubesine teminat amacı ile ibraz etmek suretiyle menfaat temin ettiklerinin iddia olunması karşısında; sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.3.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere; önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı gözetilerek, sanıkların yetkilisi olduğu şirket ile katılan banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince suça konu çekin ne zaman ve hangi borca karşılık olarak verildiğinin, sanıkların sahte çeke istinaden ne şekilde bir kazanım elde ettiği ve çekin önceden doğan borca ilişkin verilip verilmediklerinin kesin olarak tespiti ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik incelemeyle suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,
2. Kabule göre de;
a) Haklarında hükmolunan hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağının, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Nedenleriyle, hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 Tarihli ve 2014/8 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 Tarihli ve 2014/8 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!