WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/31160 E.  ,  2024/4000 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/301 E., 2016/114 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle
dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/301 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.03.2021 tarihli ve 2016/288405 sayılı, özetle; eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu gerekçesine dayalı bozma talebini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, çeki kendisine veren kişinin hiç araştırılmaması ve Mahkemece dinlenilmemesi suretiyle eksik inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, mağdur ...’tan satın aldığı peynir karşılığında yasal zorunlu unsurları tam olan ve ilk bakışta sahteliği anlaşılamayan bankanın maddi varlıklarından olan 25.500,00 TL bedelli çeki ciro etmek sureti ile Yunus'a verdiği, böylece sanığın, sahte olduğunu bildiği çeki gerçek çekmiş gibi mağdura vermek sureti ile yarattığı hile neticesinde sözleşmenin düzenlenmesine yönelik iradesini etkilediği, oluşturduğu hile sonucunda katılandan haksız menfaat temin ettiği anlaşılmıştır.
2. Şikâyetçiler ile mağdur ve katılanların beyanları dava dosyasında mevcuttur.
3. Halkbankası sahte çek ibraz tutanağı ve cevabi yazıları dava dosyasına eklenmiştir.
4. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 02.12.2014 tarihli; "... inceleme konusu çekin tamamen sahte olduğu, ... sahtecilik ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle, aldatma kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
5. Mahkemece, suça konu çekin incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, kanunî unsurlarının bulunduğunun belirlendiği ve aldatma niteliğini haiz olduğu görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Görüşü Yönünden
Mahkemece delillerin takdir ve değerlendirmesi neticesinde, denetime imkân verecek şekilde gerekçeye yansıtılarak sanığın kovuşturma aşamasında öne sürdüğü savunmasına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın gün adli para cezası belirlenip indirim yapıldıktan sonra doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-4) bendinde açıklanan nedenle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/301 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararın yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (B) bölümünde yer alan (1) numaralı paragrafta temel adli para cezasının belirlenmesine ilişkin "150 gün", 62 nci maddenin uygulandığı (2) numaralı paragraftan "125 gün", 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı (3) numaralı paragraftan "2.500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ve (4) numaralı; "5237 Sayılı TCK'nın 158/son maddesine sanığa verilecek adli para cezasının haksız olarak elde edilen menfaatin 2 katından az olamayacağı anlaşılmakla, haksız elde edilen menfaat olan 25.000 TL'nin iki katı olan 50.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," şeklindeki paragrafın tamamen hükümden çıkarılması ve yerlerine sırasıyla "2550 gün", "2125 gün" "42.500,00 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.