11. Ceza Dairesi 2021/31116 E. , 2024/1894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/341 E., 2016/141 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; dolandırıcılık kastının olmadığına, bu sebeple beraat etmesi gerektiğine, sanığın ek temyizi ise; suça konu eylemi ürünleri kargo yapması için anlaştığı ... Kargo firmasının sahibi ... ...'ın işlediğine, kendisinin haberdar olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın suç tarihinde sahibinden.com adlı internet sitesinde satılık bilgisayar ilânı verdiği, katılanın bu ilânı görerek yüz yüze gelmeksizin sanıkla iletişim kurduğu, sanığın sözde telefonu kargo ile yollayacağı vaadiyle katılandan 450,00 TL haksız menfaat temin ettiği anlaşılmıştır
2. Sanığın telefon numarasının değişmesi nedeniyle katılana ulaşamadığını savunduğu ve katılanın zararını kovuşturma aşamasında giderdiği anlaşılmıştır.
3. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanığın inceleme konusu dosyada olduğu gibi benzer türden dosyalarda soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarının aksine sonradan verdiği dilekçelerle eylemi ... kargo firmasının yetkilisi ... ...'ın gerçekleştirdiğini, kendisinin ürünleri kargolatmak için onun firmasına teslim ettiğini ve ürünlerin müşterilere gönderilmediğinden haberdar olmadığını öne sürdüğü, birçok dosyada gereken araştırmanın yapıldığı, bu dosyalarda toplanan delillere göre tanığın suçu ikrara yönelik beyanda bulunmasına rağmen değiştirilen savunmanın yıllar sonra ortaya çıkması, ...'nın kargo firmasının dolandırıcılık amacıyla kurulduğunu ifade etmesi, sanıkla aynı ceza infaz kurumunda bulunmuş olması, tanığın da benzer türden çok sayıda eyleminin bulunması nedenleriyle sanığın sunduğu ek savunma sübuta etkili görülmemiştir.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!